Rastin birşey mırıldandi. Kisa bir cümleydi. Belki de tek kelime. Ve hepsi beni alkışlamaya başladi. Gerçekten de bir demokrasideydik artık ! Lider yalanlar söyleyerek yönettiğini sanıyor, halk uyduğu bütün kanunların kendi iyiliği için konduğuna inanıyor, ülkedeki tek yayın organı olan radyonun spikeri de her şeyi görüyor, ancak deli taklidi yapıyordu!
+Bana benziyor degil mi?
-Bilmem.
+Bence benziyor.. baksana o da benim gibi bir şeyler karaliyip duruyor. Demek ki her beş yilda bir, bu depodan bir Cuma geçiyor.
+Olabilir.. Cuma?
-Efendim?
+Sen niye kaçıyordun?
-Boş ver.
+Öldüreceklerdi seni, değil mi?
-Boş ver dedim.
+Devlet mi öldürecekti?
-Devlet bir kelimedir Gaza. İnsanlar öldürür.
+Öldürülücektin ama değil mi?
-Ölümden kaçmak için çıktığım yolda öldüğümü düşünmek istiyorsun. Sırf kendini daha çok üzmek için. Daha da pişman olmak için. 10 yaşındaydın Gaza. Daha küçücük bir çocuktun düşünme artık bunları.
+Düşünmüyorum zaten, hissediyorum.
-Bu insanlarla oynadığın oyunları sevmiyorum.
+Biliyorum.
-Yapma o zaman. Ne kadar yorgun olduklarına bir baksana.Kim bilir ne kadar korkuyorlar...
+Kimse benden daha yorgun ve korkak olamaz. Cuma! Kimse!
-Öyle mi? Bence bir de anneni düşün! Kendi çocuğunu öldürecek kadar korktun mu sen hiç?
+Eğer bunu bana bir daha hatırlatırsan gider şu vanayı açarım ve bu insanların hepsi boğulup geberir!
-Uçurtmanin kuyruguna simit parcalari baglayip gokyuzundeki kuslari beslemeye calistigin gunleri hatirliyorum da.. Nereden nereye? Değil mi?
+Onu hatırlayamazsin Cuma. O seni öldürmeden önceydi. Şimde sus da seyret! Seyret de o kelime dediğin devlet cümle içinde nasıl kullanıyormuş öğren!.
-İğrenç olmayan bir şey var ama Gaza!
+ neymiş o?
- Rastin'in böbreğini vermeyi kabul etmiş olması!
+Ne olmuş yani? Sadece bir an için kendini iyi bir insan sandı o kadar. Ben de sanmiştım bir zamanlar.. Büyütülecek bir şey değil.
Benim uzmanlığım başkaydı. Çürümenin başka bir türüyle ilgiliydi.Bir bakışta tanıdığım çürüme toprağın üstünde olandı. İnsan hala nefes alip verirken, kalbin ya da beyninde küflenmeyle başlayan o çürümeyi biliyordum ben. Hayat tarafından ensemden tutulup sokulup çikarildığım derslerde ancak o konuya kadar gelebilmiştik.Daha fazlasini bilmiyordum. Üstelik işlediğimiz son ders ölü gömmekti.
Yaşadığı sürece hiçbir seçimi kendi akliyla yapmamıs olanlardaki o ifadeden vardı yüzünde. Sorumluluk değmemiş bir yüz ve özgür iradeyle asla zorlanmamış yüz kasları.