Kendini açıkça belli eden bir öfke, genellikle geçici bir sorun oluştururdu. Ama karşındaki insanda öfkenin üstü örtülmüşse, böyle bir şey hissetmişsen, dikkatli olmalıydın. Bastırılan öfke, daha sonrası için tehlike yaratabilirdi.
İçimden gelmesine rağmen valizini taşımaya yardım etmeyi teklif etmedim. Çünkü bunu bir gencin yaşlıya yardımı değil de, Müslüman bir kadının içine yerleşmiş kölelik duygusuyla geleneksel hizmet anlayışı olarak görmesinden çekiniyordum.
Sheridan Le Fanu’nun Yeşil Çay adlı eserini okuduktan sonra, konu bakımından ilgi çekici olsa da beklediğim kadar etkileyici bulmadığımı söyleyebilirim. Hikâye, Reverend Jennings’in yoğun zihinsel yorgunluk ve aşırı yeşil çay tüketimi sonrası kırmızı gözlü bir maymun gördüğüne inanmasıyla gelişiyor ve okuru gerçek ile hayal arasındaki belirsizliğin içine çekiyor. İnsanın kendi zihniyle verdiği mücadelenin irdelenmesi güzeldi fakat anlatımın temposu zaman zaman çok ağırlaştığı için okurken yer yer sıkıldım.
Kitap iki farklı hikayeden oluşuyor ve ikisinde de benzer konular işleniyor. Fikir güçlü olmasına rağmen kurgu ve akıcılık açısından daha iyi işlenebilirdi diye düşünüyorum. Bu nedenle kitap beni tam anlamıyla içine çekmedi.