Devasa olduğuna inandığımız tüm sorunlarımızla, nasıl kamufle edeceğimizi bilemediğimiz korkularımızla, bitmek bilmeyen telaşımızla, ansızın dört yanımızı saran endişelerimizle, içimizde kor gibi yanan nefretimizle, nereye saçacağımızı şaşırdığımız sevgimizle, uykumuzu kaçıran pişmanlıklarımızla, cevabını bir türlü bulamadığımız sorularımızla, yok etmeyi beceremediğimiz tabularımızla, kafamızın içinde hayalet gibi dolaşan, kimi zaman ağzımızdan dökülüveren düşüncelerimizle, içimizi kemiren düş kırıklıklarımızla ve bu dünyayı yaşanmaya değer kılan biricik dayanağımız; hayallerimizle birlikte hiç var olmamış gibi sonsuzluğa gömüleceğimiz gerçeğini nasıl da unutuyoruz.