Zafer nişanı gibi taşıdığım bir başınalığımı aslında bizzat seçmediğimi , bilakis tamamen edilgen biçimde içine atıldığımı ve sonra da çaresizliğimle baş edebilmek için esas duygularımın aksi gibi davranmaya çalıştığımı böylece anladım.
İnsan yeterince uzun bakarsa , varlığını yutmaya talip olana bile kapılabiliyor. Kendini ona , onu kendine ait hissedip hücumunda teslimiyetçi erinçler bulabiliyor . Tanışıklığın sahtekâr konforu bu.