Merve

Merve
@papayytta
Psikolojik Danışman
BOUN
İstanbul
107 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·268 syf.··
2024 23. kitabı
Bir gün çalıştığım kitabevinde gözüme bir kitap ilişti. Etek dediğimiz yere konulmuştu, belki de biri okunulmasını istediği için açıkta bırakmıştı. Arka kapağını okudum. “İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi.” Kitabı okuma isteğim bu cümleden geldi. Kendimi gördüm, depresyondaki kendimi. Hakkında araştırma yapmadan, konusuna bakmadan okuduğum nadir kitaplardan biri oldu. İlk sayfalarını okur okumaz beni içine aldı ve kısa süre içinde okuttu kendini. Daha önce hiç Bukowski okumadığım halde hem de. Kitabın otobiyografik olması ve çocuk istismarı dersi aldığım bir dönemde elime geçmiş olması merakımı daha da arttırdı. Hayatın erken dönemlerinde alınamayan sevginin, kurulamayan bağların, duygusal, fiziksel, cinsel istismara maruz kalmanın, bir de üstüne dezavantajlı koşullarda büyümenin insanın tüm yaşamını ve sağlığını nasıl etkilediğini gördüm. Ve bununla kalmadı, hayatta birçoğumuzun düşünmeden kabul ettiği şeyleri sorgulattı; “Herkes sisteme uyup içine girebileceği bir kalıp bulmak zorundaydı. Doktor, avukat, asker - ne olduğu mühim değildi. Kalıbını bulduktan sonra ileri doğru gitmeye çalışıyordun. Sussex de herhangi biri kadar çaresizdi. Ya bir kalıp bulurdun kendine, ya da açlıktan ölürdün.”
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2024 22. kitabı
Spoiler (?) Sulh hakimi. Adı sanı kaybolmuş, sadece unvanı kalan, sınır kasabasının sıradan bir memuru. Sistemin içinde insanlığını tamamen kaybetmeden kalabilmeyi ve hayır diyebilmeyi başaran tek kişi. Ve gerçekten merak eden, onca insana zarar verdikten sonra hala nasıl yemek yiyebildiklerini?! “İmparatorluk'un saklı zihnini tek bir düşünce meşgul ediyor: nasıl sona ermeyeceği, nasıl ölmeyeceği, devrini nasıl uzatacağı.” İmparatorluğun bir düşman yaratması ve uzlaşı içinde yaşayan iki kesimi birbirine düşürerek gücüne güç katması, hem de bunu büyük bir zalimlik ve umursamazlıkla yapması, sadece 1970'lerin Güney Afrika'sını değil birçok olayı bizlere hatırlatıyor bence. Arkadaşım bana bu kitabı önerdiğinde “Adında barbar kelimesi geçen bir kitabı okumak istediğimi sanmıyorum.” dediğimi hatırladıkça ön yargımdan utanmaya devam edeceğim. Vahşeti, kıyımı, yaşama isteğinin gücünü, sevgiyi, şefkati, şehveti, gelmeyecek bir şeyi beklemenin korkusunu ve belki de daha fazlasını bulabileceğiniz bir roman… Dünyada yaşanan onca zalimlik ve kıyıma keşke biz de sulh hakimi gibi bağırarak hayır diyebilsek; acı çekmek, dışlanmak, zarar görmek pahasına bile olsa.
Barbarları BeklerkenJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20192,058 okunma