Öfkem kontrol edilemeyecek kadar güçlüydü, birisini artık sevmediği halde o birisi tarafından her şeye rağmen hâlâ sevilen ve serbest bırakılmayan kişinin öfkesiydi, her şeyin biz artık son verdiğimizde bitmesini isteriz.
Yaptığım şey yapılmıştı, ama sonrasında yaşananların farklı olmasını sağlayan bunun yapılmış ya da yapılmamış olması değil, kimse tarafından bilinmemesiydi. Bir sır olmasıydı. Eğer bilinseydi nasıl bir yaşamım olurdu? Belki ondan sonra artık bir yaşamım bile olmazdı.
Görüyorsun, insanın hayatı kendi yaptıklarına bağlı değil, diğer insanların yaptıklarına, hatta diğer insanların bildiklerine, senin yaptıkların hakkında bildiklerine bağlı.
Susabilirdim, sonsuza kadar susabilirdim, ama biriyle ne kadar çok sırrını paylaşırsa onu o kadar çok sevdiğini sanır insan, anlatmak çoğu zaman bir hediye gibidir, verilebilecek en büyük hediye, en büyük bağlılık, teslim olmanın ve aşkın en büyük kanıtıdır.