Roald Dahl çoğu kişi gibi benim de Charlie'nin Çikolata Fabrikası ile bildiğim bir yazardı ve bu kitapla karşılaşmam da çok şans eseri oldu aslında. İngilizce okuyacak bir şeyler ararken karşıma şans eseri öneri olarak bu kitap çıktı ve biraz inceledikten sonra ilginç olabileceğine karar verip başladım. Ki çok doğru bir karardı, bunu da belirtmem gerekiyor, beni diğer hikaye derlemelerini de okumaya itecek kadar çok beğendim.
Kitap yetişkin içerikli, komik-karanlık temalı 11 öyküden oluşuyor. Daha çok ürkütücü yanının ağır bastığını düşünüyorum ve komik sonlu hikayelerinin hepsi de benim için gülsem mi üzülsem mi arada kaldığım parçalar oldu, kötü anlamda demiyorum bunu tabii ki. İnanılmaz fikirler ve işleniş şekilleri de harika. Hikayelerde geçen spesifik detaylar zaten ne kadar ayrıntılı bir araştırmanın ve emeğin sürece dahil olduğunu da gösteriyor ki bu da en çok hoşuma giden noktalardan biriydi.
Çoğu hikayenin sonu biraz açık uçlu bitmiş, tam da "Aha, şimdi o vurucu kısım geliyor," dediğiniz yerde ama hem hikaye boyunca hem de sona ulaştığınızda neler olduğunu anlamak zor olmuyor. Hissiyat olarak nelerin döndüğünü içten içe kavrıyorsunuz. Bunun da kasıtlı olduğunu ve zaten asıl olayın okuyucuyu hikayenin sonunda beklenmedik bir şeyle karşılaştırmak olmadığını düşünüyorum. Bu okuma keyfinden hiçbir şey eksiltmiyor, hatta zaten benim oldukça sevdiğim bir durum ama sonunda ne olacak beklentisiyle okunmaması gerektiğini belirtmek için şöyle bir geçeyim dedim buradan da. Ayrıca her hikaye sonrasında düşündüklerimi bir nevi teyit etmek ve daha fazlasını öğrenmek için teker teker hepsi hakkında araştırma da yaptım ve bu da beni oldukça keyiflendirdi.
Parson's Pleasure ve Royal Jelly sanırım tüm öykülerin içinden en az beğendiklerim oldu. (Genel anlamda sevsem de benim