Alaeddin Hasan ibnü'l-Vezzan benim" dedim. "Fas'ta tüccarlık yapıyorum fakat Granadalıyım. Tanrı Osmanlı kılıcının yardımıyla orayı yine bize kısmet etsin.
Bir hafta sonra Ciciľ'de ailemin dağılmış parçaları bir araya gelmişti. Bir korsanın çatısı altında on kaçak. O buluşma anı az bulunur bir mutluluktu. O mutluluğun uzun sürmesini çok isterdim.
Bu haberleri bize varsıl ve iyi eğitim görmüş genç bir tüccar ulaştırmıştı. Başkentten, ailesiyle birlikte özel gemisine binmiş kaçıyordu. Kıyıda birkaç saat bizirnle kaldılar. Benden hemen hoşlandı, hangi ülkeden olduğumu ve yaptığım yola lukları sordu. Onun soruları, benim yanıtlarımdan daha bilgi ağırlıklıydı. Konu yeniden Mısır'a dönünce sakin ve yalnız benim duyabileceğim bir sesle,
"Cok şükür ki yoneticiler kimileyin çok ileri gidiyorlar, yoksa hiç düşmezlerdi" dedi.