paradigm shift

paradigm shift
@para_digmshift
Doğulu Tomas geleneğinde sosyopolitik zorunlulukların reddedilmesi, bunların Batlı gelenekte kendilik kimliği pratiklerinde zorunlu bir şekilde yer almasından dikkat çekici bir biçimde farklıdır. Platon ve sonradan gelen Stoacı geleneklerinde kendini bilme "kendine eğilmenin" bir sonucudur, bu bir dizi dışsal zorunluluk ve pratiğe sahiptir, oysa Tomas geleneğinde kendini bilme daha önceden bir bilgi şeklinde sunulur, bu da bir dizi sınırlamayla elde edilen içsel disiplinle ortaya çıkan bir kaygısızlıkla sonuçlanır.
Sayfa 77
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Stoacıların damgasını vurduğu felsefi gelenekte askesis vazgeçme değil kendiliğin gittikçe daha da yoğunlaşan bir sekilde gözden geçirilmesi ya da kişinin kendi üstündeki hakimiyetini en üst raddeye çıkarması anlamına gelir, bu da gerçeğin bir kenara itilmesiyle değil, gerçeğin öğrenilmesi ve yayılması ile elde edilir.
Sayfa 49
Alkibiades kendiliği diyalektik yöntemle bulmaya çalışır. Bedeninize baktığınızda kendinize eğilmiş olmazsınız. Kendilik giyim kuşam araçlar veya mülklerden_ oluşmaz. Bu araçlardan faydalanan bir prensipte varlığını sürdürür, bedenle değil, ruhla ilgili bir prensiptir bu. Ruhunuz konusunda kaygılanmanız gerekir, kendine eğilmenin temel faaliyeti budur. Kendine eğilme, eylemin kendisine eğilmektir, maddileştirilen ruhla ilgilenmek değildir.
Sayfa 37
Bu durumda kendine saygı nasıl ahlakın temeli olabilirdi ki? Kabul edilebilir davranışın kurallarını başkalarıyla kurduğu ilişkide arayan toplumsal bir ahlakın mirasçılarıyz. On altıncı yüzyıldan beri oturmuş ahlakın eleştirisine yönelik çabalar kendinin farkana varmanın ve kendini bilmenin önemini vurgulamaya dayandırıldı. Dolayısıyla kendiyle ilgilenmeyi ahlakla bağdaştırmak zordur. "Kendini bil," "kendine eğil" fikrini unutturdu, çünkü dünyevi zevklerden kaçınmaya dayanan ahlakımız insanın kendisinden vazgeçebileceğinde ısrarcı.
Sayfa 34
Platon'un yazdığı Sokrates'in Savunması 29c bendinde Sokrates yargıçlarının karşısina bir epimeleia heautou ustası olarak geçer. Onlara, siz "mülk, ün ve onur kazanmayı umursamaktan utanmıyorsunuz" der, oysa kendinizle kendinize hiç eğilmiyor, yani "bilgelik, hakikat ve ruhun mükemmelleştirilmesiyle'' ilgilenmiyorsunuz. Buna karşılık o ise vatandaşların kendilerinin üstüne düştüklerinden emin olmak için onları kollardı.
Sayfa 31