İnsanların hazin ve tahammül edilmez bir huyları ve âdetleri vardır, bilirsiniz: Ne kadar akıllı, ne kadar duygulu olurlarsa olsunlar ve ne kadar mühim mevkilerde bulunurlarsa bulunsunlar, birbirlerine rast geldiler mi, güya beşerî görünmemeye hepsi de ahdetmişler gibi, ve güya bir türlü aynı lisanı konuşamayacaklarını hepsi de biliyorlarmış gibi, her şeyin hiçbir ehemmiyeti olmayan en dış tabakasında kalmakla ve birbirlerine muntazaman yalnız en iptidaî, en sathî, hatta en manasız sözleri söylemekle iktifa ederler. İnsanların çoğu daima konuşurlar. Söz fırsatını hiçbir gün kaybetmezler. Fakat asıl sözleri söylemek fırsatını hiçbir gün bulamazlar.