İki paket uzun parlement ve faça için jilet de verseydin youtube..
Ali Lidar Biri bana sakin desin ortalık fena karışık Biri beni dinlesin Anlasın biri beni Biri gözlerime baksın Ortalık fena karışık.. Ayın boynu bükük, neden? Neden bulanık hep suyum? Sevmiyor işte beni, biriniz de anlayın Biriniz şarap getirin, yakarım yoksa ağaçları Su serpin, tuz dökün, bakın her yerim kanıyor Ne deseler kanıyorum, sahi ben aptal mıyım? Bütün seyyar satıcılara yanaşasım geliyor Yancı bir kederdeyim bütün imkanlarım sakat Biri bana he desin Hak versin biri bana Hak versin geberiyorum Biri tez şarap getirsin Şirintepe parkındayım Ağır ve ağrılıyım, inanmıyorsanız bakın Babaa! Üşüyorum. Kimse farkımda değil Birileri bir şey yapsın Ateş yaksın, çay demlesin Ne bileyim, bir şey işte Biriniz de söyleyin lan, neden beni sevmiyor? Hayata nakavt oldum, izahın tek tarifi tuş Puştun biri miyim ne hiçbir şeyi haketmeyen Veysel gelsin beni alsın Şirintepe parkındayım Bira ve Cin ve Parlement ve yarısı yenmiş Biskrem Gözlerim mi seğiriyor ben mi yanlış görüyorum? Onu mu görüyorum hayal mi görüyorum? Kalkıp gitmem lazım lakin kıçımı kaldıramıyorum Baba! Beni uyutsana bir süre uyanmayayım Anneme söylesene ekmeğime salça sürsün
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
doğan görünümlü şahin den bir nesil: leblebi tozundan voltran'a bizim kuşak her şey michael jackson siyahken, mcgyver pipetle bomba yaptığı zamanlarda başladı…bir çok kaleler zaptedip onlarca şövalye öldürdüğümüz günlerden bahsediyorum tabi ateri salonlarında.. henüz sokaklar bizimdi, dizimiz sürekli yarayla gezerdi ve en büyük derdimiz bilye çukuruna başka misketlerin kaçmasıydı. kafamızda uçan kaz, cebimizde gazoz kapağı, ayağımızda bilekli ayakkabılar… biz doğan görünümlü bir kuşaktık. dışı düzgün, içi tam drift! doğan görünümlü şahinler . tofaş işte amerika'da olsak 57 chevrolet olurduk ama türkiye'de.. leblebi tozu ve diğer uyuşturucularımız!! o dönem leblebi tozu vardı. bağımlılık seviyesi yüksek, üst solunum yollarını komple yakabilen bir madde. kimse “gluten var mı?” demiyordu. hapşurunca kendini ninja zannediyordun. michael dudikoff american ninjaaa!! kokulu silgi, tüf-tüf, misket, boncuk, sapan… biz lego'ya ihtiyaç duymadan da evde savaş çıkarabilen çocuklardık. vişneli meyve suyunu şarap sanan, çubuk krakerden sigara yapabilen, bonibonlarla intihar etmeye çalışan sorunlu çocuklardık biz yinede çok güzeldik lan .. edi ve büdü, şirinler ve diğer pedagojik soru işaretleri edi'yle büdü mü evliydi? gargamel'in kedisi azman mı daha zeki, yoksa bizim mahalledeki kediler mi daha tehlikeli? şirinler köyünde neden hiç kadın yoktu, sonra niye sadece şirine geldi? alf nasıl uzaylı türkçe biliyor? ve tom ve jerry biz mahallecek tom'un tutardık ama hep jerry yenerdi.bunların hiçbiri bize garip gelmiyordu. çünkü biz zaten garip şeylerin arasında büyüyorduk. her pazar “parlement sinema kulübü” vardı. başlarken baba hemen , “şşşş!” diye sus komutu verirdi. hey all my life for youuu ama biz o sırada eti cin yerdik, yanına niğde gazoz açardık. büyük ekran küçük
Zaqa profilimi ziyaret et ve bana soru sor zaqa.net/parlement
Evet efendim doğrudur efendim haklısınız efendim. Şimdi gidin bana parlement night blue alın gelin
1000Kitap