Dostoyevski'nin kurmaca eserleri arasında hayalperest figürünün ilk kez göründüğü metin, Ev Sahibesi'dir "Gerçek"le temas kurması veya çatışması beklenen Ordinov, bunun yerine, izolasyondan güç bela sıyrılma fırsatı bulur bulmaz, hayal bile edemeyeceği kadar fantastik bir dünyaya doğru yola çıkar. Kuşkusuz, Ordınov'un karşılaştığı dünya, Rusya'nın bugününe de tesir eden mazisinin psişik "gerçekliği"dır. Fakat Dostoyevski, o tarihlerde bu "gerçekliği" Belinski'nin her şeyin "zorlama, abartılı, tumturaklı, yapay ve sahte" göründüğü bir tabloda "Marlinski ile Hoffmann'ı uzlaştırma"ya yönelik bir çaba olarak tanımladığı durumdan öteye götürebilecek sanatsal imkânlarda ustalaşmamıştı henüz. Ama bir sonraki benzer girişiminde, Ev Sahibesi'ndeki bu iki kusuru, hiç zorlanmadan düzelttiği görülür. Romantik folklorden tamamen vazgeçmış ve hayalperestin psikolojisini doğrudan sanatsal perspektifin ortasına yerleştirmiştir.
Sonuçta ortaya, Beyaz Geceler adlı kısa ve büyüleyici hikâye çıkmıştır. Beyaz Geceler, Dostoyevski'nin Insancıklar'dan sonra yazdığı iki minik şaheserden biridir (diğeri de Öteki). Büyü, genellikle Dostoyevski ile anılan bir edebi nitelik değildir fakat bunu denediği birkaç seferde Dostoyevski, istediğinde bu ele geçmez niteliği de pekâlâ sergileyebilecek kadar çok yönlü bir yazar olduğunu göstermiştir. Beyaz Geceler, üslubunun keyif verici hafifliği ve zarafetiyle; ilkbahar esintileriyle dolu, gençlere özgü bir duygusallıkla bezeli atmosferiyle; zeki, zarif ve iyi niyetli parodileriyle Dostoyevski'nin erken dönem eserlerinin trajikomik ve satirik evreninden ayrı bir yerde durmaktadır.
Ordinov ve bu yeni hayalperest tip, paylaştıkları izolasyon ve yalnızlık hisleri bakımından benzer karakterlerdir fakat Beyaz Geceler'deki hayalperest, insanlığın geri kalanına