'Yan yana , koyun koyuna, sırt sırta yatmış insanlar. Analar babalar çocuklar, Paşalar, memurlar, şairler, işçiler... Hepsi burada işte. Kim olduğuna ne iş yaptığına bakmadan, parası, malı mülkü şöhreti itibarı hiçbiri olmadan yatan insanlar... Kim bilir hayattayken nelere sahip, ve kim bilir ne planlar yaparken ansızın geldi ölüm meleği kapılarına? Yaşına işine bakmdan aldı getirdi buraya.'
Büyük umutları var. Kudüs'ün özgürlüğüne olan inançları gayet ciddi ve diri. Ne işgalcilerden ne onların silahlarından ne de ölmekten korkuyorlar. Ancak üzülüyorlar. Bunca Müslümana rağmen İsrail'e karşı ilk kıblemize sahip çıkamamanın acziyetine üzülüyorlar. Üzüntüleri yalnız bırakılmış Küdüslüler için değil, yalnız bırakılmış Kudüs için.