a.

labirentin içinde o bir çift gözü bulana kadar duvarları yoklayıp duracaksın dedim kendi kendime, âtıl evleri, yüksek duvarları, demir parmaklıkları yoklayıp duracaksın, mutsuz bahçelerden geçeceksin...
Edebiyat
Reklam
karanlıktan korkmayız, korktuğumuz şey bilmediğimiz bir şeye dokunma ihtimalimizdir, karanlıktan korkmayız asıl korktuğumuz şey dokunduğumuz şeyle elimizi kirletme ihtimalimizdir, karanlıktan korkmayız asıl korktuğumuz şey dokunduğumuz şeyle kendimizi yaralama ihtimalimizdir. bir ihtimalden korkarız.
Edebiyat
neyi kaybettiysek, hangi uzvumuz yok olduysa onun yerine başka bir şey koymaya çalışırız. boşlukları kapatmaya, pütürlerin üzerini örtmeye, kopan halkanın yerine uygun olanı bulmaya çabalarız.
Edebiyat
'çekmeceden, kasadan cüzdandan değil kitapların arasından bir anahtar çıkardı. ustam düşmek isterse kitaplara düşer çiçeğim kalkmak isterse kitaplardan kalkar.'
Edebiyat
ruslar savaş sırasında bir sala darağacı kurup ırmağa bırakırlarmış. bir tehdittir bu. ölüm size yaklaşıyor, ölüm kıyınızdan geçmek üzere mesajını barındırır. ne zaman saatime baksam ben de bir darağacı görüyorum. yaklaşıyor. bir tanem, biricik yavrum yaklaşıyor yaklaşmakta olan. tedirgin ve ferah yollardan geçerek yaklaşıyor. evin içinden ve dışından, uzağından ve yakınından geçerek yaklaşıyor. yaklaşmakta olan sana benden daha yakın.
Edebiyat
Reklam