yûsra

bizim dilimizde "lau" benim demektir, ama aynı zamanda da senin demektir. oysa papalagi'nin dilinde bu senin ve benim gibi aynı anlama gelen tek bir söz bile yoktur. benim olan yalnızca ve tek başına bana aittir, senin olan ise yalnızca ve tek başına sana.
Sayfa 59·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
sanıyorum ki çok sıkı tuttukları için zaman, ıslak elden kayan yılan gibi akıp gidiyor ellerinden. zamanın kendisine gelmesini beklemez. kollarını açıp yakalamak için peşinden koşar.
Sayfa 56 - ayrıntı yayınları·Kitabı okudu
sanki hızlı yürüyen daha değerli, yavaş yürüyenden daha yürekliymiş gibi davranırlar.
Sayfa 55 - ayrıntı yayınları·Kitabı okudu
papalagiler birbirlerine ha bire zaman ayırırlar, hemen hiçbir şey bunu yapmak kadar yüceltilmez.
Sayfa 54 - ayrıntı yayınları·Kitabı okudu
bu zaman gürültüleri duyulduğunda papalagi, "ne kötü, yine bir saat geçti" diye yakınır. çok kederlenmiş gibi de yüzünü ekşitir. halbuki taptaze bir saat başlamaktadır o anda.
Sayfa 53 - ayrıntı yayınları·Kitabı okudu