bizim dilimizde "lau" benim demektir, ama aynı zamanda da senin demektir. oysa papalagi'nin dilinde bu senin ve benim gibi aynı anlama gelen tek bir söz bile yoktur. benim olan yalnızca ve tek başına bana aittir, senin olan ise yalnızca ve tek başına sana.
sanıyorum ki çok sıkı tuttukları için zaman, ıslak elden kayan yılan gibi akıp gidiyor ellerinden. zamanın kendisine gelmesini beklemez. kollarını açıp yakalamak için peşinden koşar.
bu zaman gürültüleri duyulduğunda papalagi, "ne kötü, yine bir saat geçti" diye yakınır. çok kederlenmiş gibi de yüzünü ekşitir. halbuki taptaze bir saat başlamaktadır o anda.