Ramazan Erkan

Ramazan Erkan

, bir kitap okudu
8/10
·381 syf.·
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Peter Lynch
8.6/10 · 1.082 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Öncelikle okuduğum kitaptan akıcılık bekliyorum. Bu Türk romanlarında da zaman zaman karşılaşmadığım bir şeyken doğal olarak yabancı romanlarda isimlerden, yer isimlerinden, özel kavramlardan hallice daha fazla okurken durağanlık verebiliyor. Bu durağanlık zaman zaman romandan kopmaya da sebep olabiliyor. Bu kitapta da sıkça rastladığım şeylerden biriydi bu. O dönemin bazı terimlerini kullanırken, bazı şiirlere gönderme yapılırken sayfa altı not düşe düşe kitaptan kopmalar yaşadım. İçeriğine gelecek olursak açlığın bir toplum üzerinde yaşanılan histeriyi nasıl tetiklediğini gösteren kısa bir roman. Kurgusal olduğunu söyleyenler olduğu gibi gerçek bir durumdan alındığını söyleyenler de vardır. Lakin biz olayın biraz daha psikolojik noktasına baktığımızda bayağı durumlarda toplumsal histerilerin yaşandığını görmekteyiz. Kitap bir yandan bu açlık histerisine yaşanmış halkın buna bir tepki göstermesi olarak dans ederken bunun karşısında rahiplerin kendi saltanak ve çıkarlarını korumak amacıyla bunları günahkar bellemesi ve sürekli Türk'lerin geleceği korkusuyla nasıl baş edeceklerini tartıştıkları bir durum yaşanıyor. Genel olarak beğensem de akıcılığı önlediği için bazı yerlerde koptuğumu söylemeliyim.
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 22:42
Şermin Yaşar'ın okuduğum ikinci kitabıydı. İlk kitabından sonra bu kitabı elime geçse, yazarın adını görmeden okusam yine Şermin Yaşar'a ait olduğunu bilirmişim. Okurken 'yaprak döker bir yanımız, bir yanımız baharbahçe' sözünün en çok yaprak dökme hissini dibinin sıyırıyorsunuz. Okudukça insanın içinde ukte kalan, yarım kalmışlıkları öyle güzel ifadelerle sanki senin içindeymiş gibi veriyor ki insan bunları duyduğuna, gördüğüne mutlu oluyor. Bu his mutlu ediyor. Hikayemizdeki Selime teyze'nin yaşlılığı, yaşlanırken yalnızlığını çevremizde gördüğümüz hayatlardan pay vererek anımsayınca ne kadar da yaralayıcı, can sıkıcı bir durum olduğunu fark ediyoruz. Selime teyzenin yaşlılığı, laf söylemesi, söylenmesi o kadar gerçekçi yaşanıyor ki okurken sanki çevremizdeymiş gibi geliyor. Çocuklarının vefasızlığı ama onların da içinde yaşadığı durumlarda bazen onlara hak vermeye kaysa da düşüncelerimiz yine de yüreğimiz Selime teyzenin sitemlerinden yana kalıyor. Ana karakterimiz Meltem'in de anne babasız büyümüş olması, anne babasının onu terketmesinden yarım kalmışlıklara, hiçbir mutluluğu ve hüznü tam olarak yaşayamamış olmasından ötürü dünyanın adaletsizlğine insanın sitem edesi geliyor. Tek eleştiri noktam kitabın finaline yönelik. Bir tık eksik kalmış hissettim. Bize bırakmış belki ama bu kadar kapalı, ipuçuz olmamalıydı diyedüşünüyorum.
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,8bin okunma