Puan vermedi·95 syf.··
2026 4050. kitabı
Bazı kitaplar vardır, sayfa sayısı azdır ama etkisi uzun süre zihninizde kalır. Dünyanın Bütün Sabahları da benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Kısacık olmasına rağmen içinde yalnızlık, yas, sanat, tutku ve insanın kendi içine yaptığı yolculuk üzerine çok şey barındırıyor. Kitabın merkezinde, eşinin ölümünden sonra dünyadan elini eteğini çeken ve kendini tamamen müziğe adayan Sainte Colombe var. Onun yaşamı boyunca sürdürdüğü sessiz direnişi, şöhrete ve saray hayatına sırt çevirmesi beni oldukça etkiledi. Günümüzde insanların görünür olmak için çabaladığı bir dünyada, onun tam tersini seçmesi ve mutluluğu doğada, anılarında ve müziğinde bulması çok anlamlıydı. Pascal Quignard'ın dili oldukça sade ama aynı zamanda şiirsel. Özellikle müzikle ilgili bölümlerde kelimeler adeta notalara dönüşüyor. Viyolanın sesi üzerinden anlatılan duygular o kadar güçlü ki, bazı bölümlerde müziği gerçekten duyuyormuş gibi hissettim. Sainte Colombe'un acısını, özlemini ve eşine duyduğu bağlılığı sessiz ama derin bir şekilde okura geçirebilmesi kitabın en güçlü yanlarından biri. Kitapta sanatın ne için yapıldığı sorusu da sık sık karşımıza çıkıyor. Şan, şöhret ve alkışlar için mi; yoksa insanın içindeki duyguları ifade edebilmesi için mi? Sainte Colombe'un bu konudaki tavrı oldukça net ve düşündürücüydü. Sarayın sunduğu ihtişamı reddetmesi, sanatını özgürce yaşayabilmek istemesi beni etkileyen detaylardan biri oldu. Elbette kitap herkese hitap etmeyebilir. Olaydan çok duygu ve atmosfer üzerine kurulu olduğu için hızlı ilerleyen bir hikâye bekleyenler biraz durağan bulabilir. Ancak sakin anlatımları, müzik ve edebiyatın iç içe geçtiği eserleri sevenler için oldukça özel bir okuma deneyimi sunuyor. Ben kitabı bitirdiğimde içimde hafif bir hüzün ama aynı zamanda huzur kaldı. Kısa
Dünyanın Bütün SabahlarıPascal Quignard · Sel Yayıncılık · 20151,021 okunma
Puan vermedi·95 syf.··
2025 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2025 00:00
Cok etkileyici ve ilham verici. Filmi de en az kitabı kadar başarılı…. Kesinlikle okunmasını ve izlenmesini tavsiye ederim. Bir solukta bitecek bir kitap.
Duygu ve Düşünce
Dünyanın Bütün SabahlarıPascal Quignard · Sel Yayıncılık · 20151,021 okunma
Reklam
Başkası bu kadar rahat, rahatsız edemez.
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 22:57
Başkası bu kadar rahat rahatsız etmez. Bu kitap, adının vaat ettiği gibi cinsellikten söz eder; ama cinselliği haz, yakınlık ya da özgürleşme olarak anlatmaz. Quignard için cinsellik, insanın en savunmasız olduğu yerle en korktuğu yerin aynı noktada kesişmesidir. Kitabın temel meselesi şudur:Cinsellik ve korku karşıt değildir. Tarihin büyük bölümünde aynı bedende, aynı anda yaşanmıştır. Antik dünyada cinsellik: kutsalın eşiğindeydi, ölümle yan yanaydı,hayvanlıkla, tanrısallıkla, suçla iç içeydi. Ama insan, özellikle Roma’dan Ortaçağ’a geçerken, bu birlikteliği parçalamayı seçti. Korku ahlâk oldu. Cinsellik günah ilan edildi. Beden denetlenmesi gereken bir şeye dönüştü. Quignard’ın yaptığı şey, bu parçalanmayı iyileştirmek değil. Birleştirmek de istemiyor. O sadece şunu gösteriyor: İnsan, cinselliği korkudan ayırdığını sandığı anda, onu daha karanlık bir yere sürükledi. Bu yüzden kitap mitlerle, tarihle, ikonografiyle, beden imgeleriyle dolu. Narkissos, Medusa, Psykhe, Orpheus, Dionysos… Hepsi aynı şeyi fısıldar: Bakış tehlikelidir. Arzu sınır ihlalidir. Ve beden, asla tamamen güvenli değildir. Quignard bu metni kimseye ışık olsun diye yazmaz. Ne özgürleşme vaadi vardır ne de umut. Onun derdi kurtarmak değil, ayırt etmektir. Hangi ayrımların tarihsel olarak icat edildiğini, hangilerinin hâlâ bedenimizi yönettiğini göstermek. Bu yüzden bu kitap bitince insan daha “iyi” hissetmez. Ama daha uyanık hisseder. Çünkü fark eder ki: Cinsellikten korkmamız, cinselliğin kendisinden değil, bedenin kontrol edilememesinden gelir. Ve belki de kitabın en rahatsız edici, en dürüst yanı şudur: Korkudan arındırılmış bir cinsellik yoktur. Ama korkuyla bastırılmış bir cinsellik, tarihin en karanlık imgelerini üretmiştir. Quignard bir sonuç yazmaz. Sadece eşiği gösterir. Geçmek isteyen
Cinsellik ve KorkuPascal Quignard · Can Yayınları · 200141 okunma
Bazı sabahlar güzelleşmez. Ama yine de yaşanır.
10/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 22:12
Dünyanın Bütün Sabahları iyi hissettirmek için yazılmış bir kitap değil.İyileştirmez, teselli etmez. Zaten içimizde duran şeyi yerinden oynatır. Uzun zamandır duygusal bağ kurduğum kitaplar böyle. Beni okşayanlara değil, beni rahatsız edenlere yük bindiriyorum. Çünkü insan bazı şeyleri ancak zorlandığında taşır. Bu kitapta birkaç pasaj var; yüksek sesle ağlatmıyor ama bir anda nefesin kesiliyor. Ne kayıp diyorsun, ne yas, ne özlem. Bir şeyin adını koymak istemiyorsun artık. Çünkü ad koymak, onu bitmiş saymak gibi geliyor. Quignard’ın hüznü dramatik değil. Buradaki acı bağırmıyor. Daha çok sessiz bir boşluk gibi duruyor. Ve müzik… “Dili yetersiz kalanlar için küçük bir çeşme. Çocukluktan önce gelen dönemler için. Soluksuz kaldığınızda. Işıksız kaldığınızda.” Bundan daha doğru bir müzik tanımı görmedim. Çünkü burada müzik güzel olmak için yok. Müzik katlanmak için var. Konuşamadığında, ışık gittiğinde, nefes yetmediğinde… Quignard müziği yüceltmiyor. Onu hayatta kalmanın en eski dili yapıyor. Kelime öncesi bir şey. Anne sesi gibi. Kalp atışı gibi. Bu yüzden bu kitapta müzik mutluluk değil, dayanma biçimi. Hüzün de öyle. Bu metin sadece kaybolan insanlara bakmıyor. Belki artık hayatta olmayan duygulara bakıyor. Belki hâlâ hayatta olan ama bizim içimizde yerini yitirmiş olanlara. Ve fark ediyorsun: Artık her şeye isim vermek istemiyorsun. Çünkü isim vermek, onu bir yere kapatmak demek. Quignard hiçbir şeyi kapatmıyor. Işığı biraz kısıyor ve diyor ki: Bakmak istiyorsan burası. Bu yüzden bu kitap bitince kapanmıyor. İnsanın içine çekiliyor ve orada kalıyor. Belki de en dürüst cümle şu: Bu kitap beni üzmedi. Sadece taşıdığımı yükü bana fark ettirdi. Kitabın asıl meselesi de tam burada duruyor: Yas tutulur mu, yoksa taşınır mı? Sanat iyileştirir mi, yoksa hayatta kalmayı mı
Dünyanın Bütün SabahlarıPascal Quignard · Sel Yayıncılık · 20151,021 okunma
Puan vermedi·95 syf.··
2025 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2025 10:37
Müziğin varoluş nedeni sözün söyleyemediği şeyi söylemek. Dünyanın bütün sabahları bir viyolanın tellerinde saklı. Kısa, yalın anlatımlı, duygulu bir kitaptı keyifle okudum.
Edebiyat
Dünyanın Bütün SabahlarıPascal Quignard · Sel Yayıncılık · 20151,021 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 995. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2025 16:28
GRAZIELLA (Roman) Alphonse de Lamartine 1790–1869 yılları arasında yaşamış Fransız yazar, şair ve siyasetçi Alphonse Marie Louise Prat de Lamartine (kısaca Lamartine) tarafından yazılmış bir romandır. Eser, yazarın henüz genç yaşta (yaklaşık 18 yaşındayken) İtalya’ya yaptığı bir gezi sırasında tanıştığı ve hayatı boyunca unutamadığı bir balıkçı kızı Graziella ile yaşadığı umutsuz aşk üzerine kuruludur. Lamartine, soylu bir aileye mensuptur. Bir arkadaşıyla birlikte kiraladıkları balıkçı teknesiyle denize açılırlar. Ancak fırtına çıkar ve tekneleri devrilir. Boğulmaktan son anda kurtularak kıyıya ulaşırlar. Onları kurtaran balıkçı da oğluyla birlikte aynı adada yaşamaktadır. Bu balıkçı ailesi, geçmişte soylu kökenlere sahipken, zamanla yoksullaşmış ve Procida Adası’na yerleşmiştir. Şimdi ise sade bir hayat sürmektedirler. Misafirlerini evlerine götürürler. Eve vardıklarında onları Graziella karşılar. Graziella; güzel, diri, saf ve doğayla iç içe büyümüş bir genç kızdır. Doğallığı onun hem davranışlarına hem de duygularına yansımıştır. Toplumun yapay kurallarını bilmez; hissettiklerini açıkça dile getiren, içten bir insandır. Lamartine ise aynı saflıkta değildir. Graziella’dan etkilenir ama duygularını tam olarak “aşk” olarak tanımlayamaz. Bir gün Graziella’nın babası, kızını nispeten zengin ama sevimsiz bir adamla evlendirmek ister. Graziella o anda kalbinin sesini duyar ve Lamartine’ye saf bir aşkla bağlandığını fark eder. Ancak karşılık bulamaz. Yıkılır. Lamartine’nin ilgisini çekmek için modern kıyafetler giyip değişmeye çalışır. Fakat Lamartine, Graziella’nın bu doğallığını kaybetmesinden rahatsız olur. Bunu Graziella yanlış anlar ve kendisini sevilmemiş, hatta aşağılanmış hisseder. Bunun üzerine babasının istediği kişiyle nişanlanmayı kabul eder. Ancak aynı
GraziellaAlphonse de Lamartine · Babıali Kültür Yayıncılığı · 2007484 okunma
Reklam
Reklam