Hayat, annemin bir köşeye attığı,
içi boş, renkli makara kutusu gibiydi.
Çok süslüydü evet, ama içinde
bizi birbirimize bağlayacak
tek bir metre bile iplik kalmamıştı.
Biz o kutuyu ellerimizde,
birbirimize hiç dikilmemiş iki yama gibi
dolaşıp durduk durmadan.