"5G , CERN, Salgınlar ve Karantina.
Krizleri Kimler Yönetiyor?
Yaşananların ve Yaşanacakların
Ardındaki Kadim Gerçekler!"
Bu Büyük Sırlar (Kadim Geçmiş Yakın Gelecek) kitabının afişi. Pandemide okumuştum ve vay be demiştim, kıyamete hazır bir moddaydım ve tüm kıyamet senaryolarını sevgiyle kucaklıyordum zaten.
“Bizim ayetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı kibirlenmek isteyenler var ya, işte onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar, deve iğne deliğine girinceye kadar cennete giremeyeceklerdir! Suçluları işte böyle cezalandırırız!”
(A’RAF suresi 40. ayet)
Bu da Anatula (Kayıp Kıtalar, Kara Delikler ve Kuran'daki Bilim) kitabından ve şu an yakın olduğum tek şey toprak. Gök bilim? Evet müthiş bir şey ama hepimizin bütün hücrelerimizde anlaması gereken bir şey olduğunu zannetmiyorum artık. Çünkü tükeniyoruz bir yerde. Ben bilim adamı değilim bir fen geçmişim de var evet ama öyle olmayan birinin gözünden çok zor bu gerçekler. Mesela akşama Passengers izleyesim var aşırı. Uzay Yolcuları. Evdeki ekiple izleyemem ama hayal işte. Neyse. Ama bu filmin çoğu kişinin göğüs kafesini açacağını değil daraltacağını biliyorum. Yazara bir sözüm yoksa da maalesef toprağa dönmek fikrinden daha korkunç kara delikler, paralel evrenler fikri. Bu kadar yoğun meseleyi bir el broşüründe vermek iyi bir fikir değil. 200 sayfa bu meselelerin hatta mesellerin M'si etmez. Kur'an-ı Kerim'in bir noktasını bile atlamamak gerektiğini biliyorum sadece bunun bu şekilde anlatılabileceğini düşünmüyorum. Her şey bilimselleştirilmeye çalışılıyor, zaten öyle ama ileriyi görmeye çalışmaktan anı göremeyebiliyoruz. Buna üzülüyorum. Bilimselleştirme çabası hz sahabeye kadar uzanıyor bazen, ne yani biz onlardan iyi mi anlıyoruz şu anda? O zaman elimizde patlar tüm gerçeğimiz. Hz. Sahabe nutfeyi, mudğayı, alakayı