Ağlayan bir kadına sarılmakla yeni doğmuş bir bebeğe sarılmak birbirine benziyor; alabildiğine merhametli ve bir o kadar da sevgi dolu. Ağlayan kadınlar da yeni doğmuş bebekler gibi, ağlarken bir şeyler söylemenizi beklemezler. Yapmanız gereken şey sadece sarılmaktır; susmak, sarılmak ve kadının gözyaşları dinene kadar öylece sabırla beklemek.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Birinin yanında böyle duygular hissetmenin ne demek olduğunu, özlemeyi her vesilede birlikte olmayı arzu etmeyi biliyorum. İnsan sevdiği kadın için böyle şeyler hisseder, bir de Allah dostları için. İkisi de aşktır, ikisi de aşktandır. Yanındayken, yüz yüzeyken başını başka yöne çevirse özlemeye başlarsın. Gözlerini kapasa gurbetin başlar, açınca vuslatın olur.
''Bir şey unutmuşum gibi geliyor.'' Gidenlere hep öyle gelir; bir şey unutmuşlar gibi. Oysa zaten bir şey unutmak için gider insan. Giderken bir şey unutmak sorun değil; insan çok daha büyük bir şeyi unutmak için gider. Geride kalanların ne anlamı olabilir ki?
İnsanın bir şeye bağlanması çok kolay değil. Bağlandığın andan itibaren nereye gideceğini sen değil, bağlılıkların belirliyor. Kendini zincirleyip anahtarı yutmak gibi bir şey.
Korku yavaş yavaş insanı deliliğe yaklaştırıyormuş, bu sayede öğrendim. İnsan korkunun eşiğine gelince, olasılıklar, akıl ve mantık ölçüsünden hızlıca uzaklaşıyor; imkansızlık ortadan kalkıyor, yan yana gelmesi mümkün olmayan şeyler birden yakınlaşıyor.