Filler çağıydı bu cağ. Yeryüzünü baskıları altına alacaklar, tekmil yeryüzünü, karınca, kuş, ağaç, börtü böcek, çiçek, insan sömüreceklerdi. Bunun için de önce beyinleri, duyguları, toprağı, suyu, bedenleri yozlaştıracaklardı.
..eğer bir devlet; ikiyüzlülüğü, sahtekarlığı ve yanıltmayı varlığının temeli haline getirmişse, içsel ahlaktan yoksun olanlar sahteliğe dayanan bu otoriteyi ilk kabul edenler olacaklardır. Sadece görüntüde korudukları vicdanlarının engelinden kurtulmak ve dizginsizce nefretlerinin peşinden gitmek için bu durumdan yararlanacaklardır. Bu nedenle suçun artması, ister küçük dolandırıcılardan, ister saygın görünümdeki büyük sanayicilerden gelsin, kendilerini tanrı ve kahraman olarak gösteren liderlerin ahlaksızlığının göstergesidir.
Biz uzlaşmacıları, içinde bulunduğumuz hapisaneden, ancak suçtan arınmış görünen biri kurtarabilir. Hele ki bu kişi düşman imgelerini kutsayarak birikmiş öfkeyi de sahneye çıkarırsa, iki kez kurtarılmış oluruz.
... araştırmacılar kendi mobil cihazlarını masaya koyan ya da ellerinde tutan katılımcılarla masaya koymayan ya da ellerinde tutmayan katılımcıları karşılaştırmıştı. Neticede bir cihazın var olduğu ortamdaki iki yabacının birbirine yönelik memnuniyet ve empati puanları daha düşüktü.... benzer çalışmada şu sonuca varıldı: "Sadece cep telefonlarının varlığı ve temsil ettiği şeyler (sosyal bağlantılar daha geniş bir sosyal ağ vb.) sosyal etkileşim üzerinde dikkat dağıtıcı ve olumsuz etkiler yaratıyor."
Dünyadaki görüntüler, sesler ve kokular öylece beynimize doluşuvermez. Daha ziyade, içeriye doğru bilgi akışı da tıpkı eylemlerimiz gibi, hedeflerimize göre kesilip biçilerek şekil alır ve bunun sonucunda algılarımız gerçekliğin bire bir kendisi değil yorumlanmış hali olur.