Türkan Şen

Türkan Şen
*En kısıtlı yaşam koşullarında mutlu ve bağımsız olmak... *Kendine yetme, yani kişinin mutluluk için gerekli her şeyi içinde taşıyabilmesi... *Uzlaşımsal değerlere meydan okumak... Diyojen - Riogenes (Kinik filozof)
●Kör karanlık bir kuyuya düşmek mi zor, oradan çıkmaya çalışmak mı? ●Geleceğe ışık yakmanın tek yolu, geçmişin küllerini nefesle savurmaktır. ●Şeytan, fantastik filmlerde ve kitaplarda tasvir edildiği gibi değildi gerçek dünyada. Şeytan, insan gibiydi. İlk bakışta ayırt edilmesin diye, gören anlamasın diye insan suretlerini ele geçirerek yapardı kötülüğünü. İnsanın önce nefsinden başlardı ele geçirmeye. Sonra inançlarını köreltir, doğrusunu yanlışını birbirine dolandırır ve en nihayetinde onu kölesi ederdi. Kevser Ferhat'ın, Ferhat ise şeytanın kölesiydi.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
●Sevmek insanı güçlendirirken zayıf düşüren ironik bir duygudur. ●Her şeytanın bir ikametgahı vardır. Oraya denk düşmek ise insanın kötü şansıdır. ●Her şeytanın bir ikametgahı vardır. Oraya denk düşmek ise insanın kötü şansıdır.
●Her tarafı gece olan birini ışıkları kapatarak korkutamazsın. ●Osman Babası ve Sevde Annesi'nin hayatına girmesiyle, ucube hayatı onlarca operasyon geçirmiş ve gerçekten güvenilir hale gelmişti. Ta ki Haluk'la tanışana kadar... ●Küçücük yaşında acıyla tecrübe ettiği onlarca şeyin ardından bütün dünyadan intikamını bu hisle almış, Haluk'un ağlarına takılana kadar okyanusta özgür bir balık olarak salınmayı başarmıştı. En derin yaralarını ustalıkla gizleyerek. ●Yapılacak bir şeyler daima vardır, lakin kader şaha kalktıysa, çabalamak beyhude bir savaştır. ●Erkekler insanlığın defolu mallarıydı. Yaratıcı hatalı üretimlerine erkek adı vermiş ve kadına sınav olsun diye dünyaya göndermişti. Bazı kadınları da erkeklerin defolarını saklasınlar diye basiretsiz yaratmıştı. Bu iki grup insan bir araya geldiğinde ortaya çıkan kötücül beceriye de "şeytan" deniyordu.
Puan vermedi
Diyarbakır... Mevsimleri de insanları da keskin bir diyardı Kevser'in doğduğu topraklar. Bu çetin çoğrafyanın insanına sunduğu şeyler, genellikle yokluk ve aza kanaat etmeyi öğrenmekti. Babası inşaatlarda ya da günübirlik iş bulursa, annesi de evlere temizliğe giderek geçinirlerdi. Babaları Bekir eve kuma getirmiş ve o zamanlar en küçükleri olan Musa doğmuştu. Kevser'den önce Zarife Ablası ve Ferhat Abisi geliyor, kendinden sonra Hatice, Salih, Musa. İçmediği günler içine kapanan Bekir, içtiği zamanlar bir şeytana dönüşüyordu. Bir gece Fatma iniltiler duyar ve gördüğü manzara karşısında çarpılır.. Hışımla mutfağa gider, ekmek bıçağını kaptığı gibi Bekir'in boynuna dayar. Andım olsun seni şuracıkta gebertirim, Şeytanın dölü, öz kızın mı kaldı hallenmedik? Hele bir daha yap seni kızgın yağla yakarım der. Kevse daha 12 yaşındaydı ve abisi Ferhat tarafından istismara uğramıştı. Çok dayak yiyordu Kevser abisinden, onu mecbur etmişti bu ilişkiye. Bir müddet bu böyle devam etti. Ondan sonra Kevser'in hayatı toparlanmamak üzere darmadağın oldu. Ama bir gün annesi hastaydı, eve geldiğinde tesadüfen banyoda inleme sesleri duydu, aralık olan kapıdan içeri baktı ve... Dev bir yıldırım üzerine düştü sanki. Bütün vücudu elektiriğe kapılmış gibi titremeye başladı. Ne ağrı kaldı midesinde, ne fikri kaldı aklında. Kalan son dünyası da başına yakıldı, ezildi, yok oldu. Fatma bu olaydan sonra hastanelik oldu. Sonraki günlerden Fatma sobayı tıka basa doldurdu, herkes uyuyunca bacaya bağlanan boruyu bağlantı yerinden söktü, Çocuklarından özür dileği ve yatağına yatıp gözyaşlarını içine akıtarak son kez uykuya daldı. Ölüm sobadan yükselen karbonmonoksite sarılmış, oradaki herkesi kuşatmıştı . Tesadüfen Kevser ve Musa hayatta kaldılar. Kevser gözlerini hastanede açtı. Ablası Zarife
KevserBurcu Karataş Metin · Hep Kitap · 2019371 okunma
Puan vermedi
Kader, üst komşusu Zeynep ablasına gittiğinde okuduğu kitap "Ceket"i görüp merak eder. Kıyafeti için şal almaya çıktığında, gardrobunda kanlı bir ceket bulur, bu ceket kitaptaki ile aynıdır, sebebini sorar. Zeynep kitabı okuyunca konuşmak üzere Kader'e kitabı verir. Kadir kötü bir çocukluk geçirmiştir, babası onu okutmamış ve kendi demir atölyelerinde çalıştırmıştır. Bir gün babası eve bir kadınla gelir, başta annesi sussa da sonradan ipler kopar. Kadir annesi ve kardeşleriyle İstanbul'a göç eder. Bir gün düğünde gördüğü Zeynep adlı kıza aşık olur, kızdaki eksiklik onu hiç soğutmaz, hatta günden güne aşkı daha da güçlenir. Zeynep ise buna karşı çıkar "imkansızım" diye Kadir'e mektup yazar. Ailesi Zeynep'e devamlı baskı yapar. Kadir vazgeçmeden devamlı evin karşısında bekler, tuğla boşluğuna mektuplar bırakır, oradan cevabını alır.. Bir gün buluşmaya çıkarlar, ama beklenmedik olaylar yaşarlar. Kadir her şeye rağmen Zeynep'ten vazgeçmez.. Zeynep'i istemeye giderler, ama babası ben kızımı kendi gibi eksik birine vereceğim diye onları reddeder. Kadir geri döndüğünde akılalmaz bir eyleme girişir, Zeynep'le evlenmek için yazgısını zorlar. Üstelik kendisini eksiltemeye dahi razıdır. Bu yaptığı onu yaşam boyu sürecek bir eksikliğe sebep olur. Ama bunu hiç umursamaz. Kader kitabın son sayfasına geldiğinde okudukları kafasında bir belirsizliğe neden olur ve soluğu Zeynep ablasının evinde alır. Kitabın eksik sayfalarını ister. Kitaba göre Kadir, çok sevdiği Zeynep için çok çileler çekmiş ve sonunda kansere yenik düşmüştür. Üstelik karısı Zeynep ona Karaciğerini verip kurtarabilecekken, bunu yapmamıştır. Kader bunun doğruluğunu Zeynep ablasını sorgularken anlar ve çok farklı bir gerçekle yüzleşir. O zaman "Her görünenin gerçek olmadığı, her gerçeğin de göründüğü gibi
CeketArif Cansın · Herakles Yayınları · 202025 okunma