"Spoiler içerebilir..."
Babam katil olmasaydı, ben doğmayacaktım...
Adı Gaza, babası bir insan kaçakçısı o da onun çırağı. Henüz 9 yaşında hayata
ve insana dair öğrenmesi gereken ne varsa, hepsini öğrenecek yaşta.
Yaşadığı yer olan Kandalı'da babasının deposunda, kaçak insanları gözleyerek
kendine sosyal deney ortamı hazırlayacak kadar zeki Gaza. O gün babası ve kaçaklarla birlikte yola çıkarlar, bir kaza olur ve babası ölür. Gaza şans eseri kurtulur ama düştüğü yerde ölülerle birlikte hayatta kalma savaşı verir. 13 gün sonra bulunur ve o artık yaşayan bir ölüdür.
Önce sahip çıkılır, tedavi edilir, ama birden delirir ve akıl hastanesine yatırılır.
Orada bir hastanın morfin sülfatlarına göz diker ve onları bir şekilde elde eder.
Yaşadığı travmadan bir türlü kurtulamaz, kendi kendine mutlaka burdan çıkmalıyım veya kaçmalıyım diye düşünür. Zekası sayesinde hastaneden taburcu olmayı başarır ve evine dönmek için yollara düşer. Kandalı'ya varır, evini bulur, ama evini jandarmanın da söylediği gibi yakmışlardır. Etrafa bakınır, hırsızlar hiçbir şey bırakmamışlar, depoyu bulur, oraya girer, orada da durum aynıdır. Evin etrafına hendek kazmak hendeği suyla doldurmak için çalışmaya başlar, bir şişe bulur
ve şişenin içinde bir mektup vardır. Babası Daha'nın yazısını tanır, orada krokide ağaç dedikleri bir yerden bahsetmektedir babası. Gaza o ağacın yerini bildiği için oraya gider ve orada annesinin mezarını kazar, mezarın içinden babasının kaçakçılıktan kazandığı paraların hepsini torbalar içinde bulur.
Paraları alır bir otele yerleşir, o otel onun hapishanesi olur, kendi kendine
hazırladığı ve mutlu olduğu bir hapishane. Ama iyileşmesi için yapması gereken çok şey vardır. Yapayalnızdır, kimselere dokunamaz, konuşamaz, ayağa kalkmanın yollarını arar...
Hem karakterler hem