Türkan Şen

Türkan Şen
*En kısıtlı yaşam koşullarında mutlu ve bağımsız olmak... *Kendine yetme, yani kişinin mutluluk için gerekli her şeyi içinde taşıyabilmesi... *Uzlaşımsal değerlere meydan okumak... Diyojen - Riogenes (Kinik filozof)
Kafasına birden şimşek gibi bir düşünce çıktı. Yüksek, halka baş olan kimselerde gönül, kibir olmazdı. Olmamalıydı. Kendini herkesle bir tutacaksın ki, seni sevecek, sayacaklar. Yoksa her insanın yüreğinde bir büyüklük aslanı yatar. Sen benim dersen, o da iki misli, beş misli benim der. Dağdaki iki oğlaklı çoban bile kendince, gönlünce Demirgırat Başkanından üstündür. O yönlerine dokunmayacaksın.
Sayfa 310 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Şu fıkara kısmı ne de iyi olur, diye düşündü. Amma ellerine birazcık bir şey geçmesin, bitleri kanlanmasın azıcık, burunları havayı döver. Allah bunlara diş versin de tırnak vermesin. Bunların böyle iyi, böyle masum, böyle tertemiz çocuk gibi kalabilmeleri için gün yüzü görmemeleri gerek. Allah da o sebepten bunlara vermez. Bozulmasınlar diye.
Sayfa 284 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Birden ürperdi. Doğruldu. Ter bastı. Doğrulunca karşısında büyük, yıldızlarla dolu bir gök parçası gördü. Birden bir yıldız uzun uzun kaydı gitti, kayboldu. Meryemce bir "Aaaah," çekti. "Kim bilir kim öldü şimdi.." dedi "Aaah! Aaah!" Yalan dünya. Tadına doyamadığım.
Sayfa 246 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Yere yığılıverdi. Ölümle burun burunaydı. Soluğunu yokladı. Soluk alıp veriyordu. Çok şükür, dedi. Daha ölmedim. Serin bir yel esti. Dağlardan iniyordu. Gökte parlak yıldızlar vardı. Meryemce hemen ayağa kalktı. Bacakları titredi, geri oturdu. Ama, nereden olduğu belli değil, bir sevinç dolmuştu içine. Bir umut sevinci, kaybedenlerin, birdenbire bulduklarının sevinci.
Sayfa 184 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Gelin, çocuklar dereyi aşağıya inip görünmez olunca bütün gücü kesilip boylu boyunca yere uzandı. Yerde epeyce bir zaman çırpındı kaldı. İkide birde her şey kapkaranlık kesiliyor, ölümü görünüyor, yok olup gidiyordu. Yeri tırmalayarak ayağa kalktı. Karanlıktan, zifiri, göz gözü görmez, içine düştüğü ölüm karanlığından, yok olmaktan korkuyordu.
Sayfa 183 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Reklam