Pınar Büyükcebeci

Pınar Büyükcebeci
17 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
Kızılgöz o kış, son karısını taciz ve sürekli dayakla öldürdü. Uzak atalarının zamanından ileri gidememiş, ilkel biri olduğunu söyleyip duruyorum ya, aslında bu olay daha da beterdi, çünkü daha aşağı seviyede olan hayvanlar bile dişilerine böyle kötü davranmaz, onları öldürmez. Bu açıdan baktığımda atalarının zamanından beri ilerleme kaydedememiş olmasına rağmen Kızılgöz'ü insanoğlunun habercisi olarak görüyorum çünkü sadece insan türünün erkeği dişisini öldürür.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Alıntı
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Aylar gelip geçiyordu. Geleceğimizin dram ve trajedisine henüz vakit varken biz de bu arada kabuklarını kırdığımız yemişlerle yaşayıp gidiyorduk.
Sayfa 99·Kitabı okudu
Alıntı
Ben, Kocadiş, Tezcanlı'nın bedeninin ve yüzünün daha güzel bir simetriye, uzun kirpikli gözlere, kemerli ve delikleri aşağı bakan bir burna sahip olduğu için daha güzel olduğunun bilincinde değildim. Onu sadece yumuşak sesler çıkaran ve kavga etmeyen yumuşak bakışlı genç bir dişi olarak görüyordum. Nedenini bilmesem de onunla oynamak, onunla beraber yiyecek aramak ve kuş yuvalarına onunla birlikte dalmak hoşuma gidiyordu. Ayrıca ağaçlara tırmanma konusunda ondan bir şeyler öğrendiğimi itiraf etmeliyim. Çok akıllı ve çok güçlü olduğu gibi bedenine yapışıp hareketlerini kısıtlayan etekler de giymiyordu.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Alıntı
Hiç rüyanızda rüya gördüğünüz oldu mu? Köpekler, atlar dahil bütün hayvanlar rüya görür. Kocadiş'in zamanında yaşayan yarı-insanlar da rüya görür, kabus gördüklerindeyse uykularında inler ve bağırırlardı. Nitekim modern insan olan ben de Kocadiş'le yatıyor, onun rüyalarını görüyordum. Bu konu insanın kavrayışını aşacak noktalara varıyor, farkındayım ama bunu yaşadığımı gayet iyi biliyorum. Kocadiş'in, içinde uçtuğu ve süründüğü rüyaları, sizin boşlukta düşme rüyalarınız kadar canlı gördüğünü vurgulamak isterım. Çünkü Kocadiş'in de kendine ait bir ikinci benliği vardı ve o uyuduğu zaman ikinci benliği, rüyalarında kendi geçmişini görüyordu. Kanatlı sürüngenlerle ejderlerin birbirlerine saldırdığı zamana, bu mücadelelerin çok daha öncesine, küçük memeli kemirgenlerin zamanına, hatta çok daha öncesine, karada canlı yaşamayan çağlara, ilkel denizlerin kıyısındaki balçık tabakasına kadar gidiyordu bu rüyalar.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Alıntı
Sarkıkkulak apaçık dehşet içindeydi ve korkusuna rağmen yanımda kalmasını, insanları hayvanların en güçlüsü haline getiren yoldaşlık ruhunun ve diğerkamlığın habercisi olarak değerlendiriyorum.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Alıntı