İnsanlığın o zamana kadar çektiği sancıların hep karşılıklı sevgisizlikten olduğuna bir kez daha inandım. Oysa sevgiyle kinler tebessüme durur, sevgiyle düşmanlar dost olurdu. Ağuların bal, ayrılıkların visal olması hep sevgidendi. Sevgi bir yuvada bereketin ve nezaketin adıydı.
"Onu seven Allah'ı sever!" dedi bir gün ve Allah'ın sevgilisini öyle sevdi, onun sevgi kapısından girip gerçek sevgiye öyle erdi. Hatice bana büyük rakip, güle bülbül oldu. Herkesin diken olduğu zamanda o gül ile gül oldu.
Âmine'nin acısından sonra günler aylara, aylar yıllara eklendi. Gül açalı sekiz sene, iki ay, on gün olduğunda, baba yerine dedesi, hacıları yediren ve içiren, Mekkelilere adaleti dağıtan ve zora düşenlerin yardımına koşan Abdülmuttalib onu ikinci defa yetim blrakıp gidiverdi. O ölünce bütün Mekke ağladı. Merhametin onunla birlikte öldüğüne inanarak...