O'nun zatının azametini düşünüp "Nasıl?" ve 'Neden?" sorularına yanıt bulmak kimsenin haddi değildir. O'nun sanatının harikuladeliklerini tefekkür etmekten gafil kalıp "Neyledir?", "Kimledir" suallerine cevap bulmak hiçbir kalbin kârı değildir.
İşte Hristiyanların İsa (as) hakkında düştükleri hata da budur. Çünkü onlar, Allah'ın nurunun İsa'daki tecellisini görünce o nuru bizzat İsa'nın kendisi sandılar. Hâlbuki o, nurun mazharıydı. Onların hâli, bir aynada ya da suda yıldızın yansımasını gören kimsenin hâline benzer: O kimse, yıldızı aynanın içinde zanneder, elini uzatır ama yıldızı yakalayamaz. İşte bu hâl, açık bir aldanıştır.
...Yüce Allah, İbrahim (as) hakkında şöyle buyurmuştur:
"Gece bastırınca bir yıldız gördü. Rabbim budur.' dedi. Yıldız batınca 'Ben batıp gidenleri sevmem.' dedi."
~En'am 6/76