Eren GÜNDÜZ

Eren GÜNDÜZ
@pdsimurg
Bir fikri olmadan, neye yarar ki insan? Kemikten ve kandan oluşan boş bir kara deliğe benzer. Eren GÜNDÜZ
İyi yazarlar hayata sık sık dokunur. Vasatlarsa elini hayatın üstünden çabucak geçirir. Kötüler hayata tecavüz eder ve onu sineklere bırakır.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Nitelik sözcüğünün anlamı nedir peki? Bana göre doku demektir. Bu kitabın gözenekleri var. Özellikleri var. Bu kitap mikroskopla incelenebilir. Camın altında, sonsuz çoklukla akıp giden hayatı görürsün. Gözenekler ne kadar çok olursa, bir sayfaya santimetrekare başına o kadar çok sayıda doğru kaydedilmiş hayat ayrıntısı sığdırabilirsin... O kadar ‘edebi’ olursun
İhtiyacın olan şey kitaplar değil, bir zamanlar kitaplarda olan şeylerin bir kısmı. Aynı şeyler günümüzde ‘oturma odası ailelerinde’ olabilirdi. Aynı sonsuz detaylar ve farkındalık radyo ve televizyon alıcılarıyla iletilebilirdi ama iletilmiyor. Hayır, hayır, senin aradığın şey kitaplar değil kesinlikle! Eski gramofon plaklarında, eski filmlerde ve eski arkadaşlarda bulabildiğin kadarını al; onu doğada ara ve kendi içinde ara. Kitaplar unutmaktan korktuğumuz bir sürü şeyi depoladığımız kapların bir türüydü yalnızca. Hiç sihirli bir tarafları yok. Sihir sadece kitapların söylediklerinde, evrenin parçalarını nasıl dikerek bizim için giysi haline getirdiklerinde.
Yeterince uzun konuşursam belki anlamlı gelirler
Montag, Beatty’nin sesini duyabiliyordu. “Otur Montag. Seyret. Özenle, bir çiçeğin taçyapraklarını tutar gibi. Birinci sayfayı yak, ikinci sayfayı yak. Her biri siyah birer kelebeğe dönüşür. Güzel, değil mi? İkinciden sonra üçüncüyü yak ve aynı şekilde devam et, zincirleme sigara içer gibi yak, bölüm bölüm, o sözcüklerin bütün o saçma anlamlarını, bütün o sahte vaatleri, bütün o papağan gibi tekrarlanan fikirleri ve zamanın eskittiği felsefeleri.” Beatty orada oturuyordu, biraz terliyordu, döşeme tek bir fırtınada can vermiş siyah kelebek sürüleriyle kaplıydı.