Bireyi suça iten toplum mudur, kendisi mi? konulu münazara örneği desek yeridir. Sorunun birbiriyle paradoksal ilişki içinde olan cevaplarını görüyoruz eserde.
Dönemin haksız adalet sisteminin bireyi suça itmekle kalmayıp, bireyin suç bataklığından çıkmasını engelleyen parmaklıklarla örülü olması eleştirilen konulardan biri. Burada ilginç olan bozulan adalet sisteminde görevine körü körüne bağlı olmakla geliştirilen bir fanatizm örneği; fanatizmin ne raddeye varabileceği, insanın başta insan olarak vicdan , merhamet ve mukayese yeteneklerine ne derecede ket vurabileceği eserdeki Javert karakteri üzerinden işleniyor.
Bireysel ve toplumsal düzeyde mesajlarla yüklü olan eser, toplumda çokça karşımıza çıkan başka bir konuya da geniş bir yer ayırıyor. Toplumdaki herhangi bir bireyi, dinsel veya töresel öğelerle yargılamak, bu yargılamayı dile taşımak, yaymak ve böylece bir insanın bir ruhun felaketini getirmek. “Yargılar. Beyindeki toplu mezarlar.” diyor Bernhard bir eserinde. Bir bakıma beyindeki mezarları, dil yoluyla zehirleyerek topluma taşımanın bir örneği.