Goncourt ödüllü yazardan okuduğum ilk kitap. Konusu çok ilgimi çekti, Michelangelo 1506 yılında, bir köprü projesi hazırlamak üzere İstanbul'da! Yazar kitabı bazı gerçek olaylardan yola çıkarak kurgulamış ve nefis bir anlatı çıkmış. Leonardo da Vinci'nin köprü projesini reddeden II. Bayezid, Michelangelo'yu İstanbul'a davet ediyor. Bayezid dönemi İstanbul'unu ve Rönesans sanatçısını bir araya getirmiş. Michelangelo'yu roman kahramanı olarak okumak keyifliydi. Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım mutlaka.
Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Karanlık Kız Hem bir evlat hem de bir anne olarak bu kitabı okumak bana önceden düşünmediklerimi fark etmeme vesile oldu. Acaba annem, biz çocukları doğduktan sonra başka bir hayatı olsun istemiş miydi? Yalnız, yorgun, bıkkın hissetti mi? Biz onu fark etmiş miydik? Biz onu hiç anlayabildik mi? Annemi yakın zamanda kaybettiğim için bu duygularla ve sorularla okuyorum, hala hayatta olsaydı belki üstte yazdığım gibi bakmayacaktım bu kitaba. Çünkü ebeveynlerimizin bizim için çabalarını normalleştiririz gözümüzde hep, daha doğrusu onlar zaten bizim için şunu yapmalı, bunu yapmalı deriz hep, ama emeklerini takdir etmeyi çoğu zaman hatırlamayız.
Anneliğin yükünü, kaybedilen kimliğin yeniden inşa edilmesi için verilen çabayı dolambaçsız ve sarsıcı bir biçimde anlatıyor mahlası Elena Ferrante olan yazarımız ve Leda'ya şefkat duyabiliyorum, onu anlayabiliyorum. Leda'nın kendi annesinin Leda'ya çocukken hissettirdikleri ile ben anneme benzemeyeceğim deyip, benzer yollardan geçmesi çok insani ve tanıdık geliyor. "Fiziksel yorgunluk bir büyüteçtir." diyor kitapta. Bu yorgunluğu giderecek şey sorumluluğu birlikte almak. Ferrante kitabı resmen yaşattı bana, abartısız ve sürükleyici anlatışı beni aldı ve Ferrante'yi favori yazarlarım arasına koyuverdim bu kitabıyla.
Gördüğünüz gibi kitapta gelişen olayları anlatmaya sıra gelmedi hissettirdiklerini ve düşündürdüklerini yazmaktan. Kitap biraz ani bitti ama hiç eksik gelmedi bu bana, çünkü kitap biterken kitabın hissettirdikleri ile meşguldüm.
Bu konularda okumak isteyen kaçırmasın. Seveni olduğu kadar sevmeyeni de çok bu kitabın bu arada.