tam olarak 20 yaşıma girmeme 2 ay var.bu kitabı okurken acaba ben ne yazarım,ne yazardı,ne yazabilirdim diye çok düşündüm ki kitabı az önce bitirdim hala düşünüyorum…Daha 17 yaşında lise öğrencisiyken 43 yaşındaki gencecik babamı toprağa gömdüğümüzü hesaba katarsam ve kim bilir belki de yaşarsam ideallerimden vazgeçmezsem şu anki yaşım bunca çektiğim sıkıntıya umarım der ki “ ben başarmışım”.
Kitapta belli başlı yazarların yazdığı mektuplar beni çok etkiledi ama özellikle Nazlı Eray’ın mektubu tam olarak kalbime işledi. “ 20 yaşım,seni yaşarken,bu dünyada yepyeni bir insan olduğumu bilmiyordum.” Bu kısmı kendime sürekli hatırlatmam gerektiğine canı gönülden inanıyorum…Daha 20 yaşına bile tam olarak girmemişken gençliğimin baharında bu kitabı okumak bana iyi geldi.Anlayabilen,hissedebilen ne şanslı…