"Rezilliğin, caniliğin güvensizliğin, menfaat tohumlarının her yere saçıldığı bu yaşamda, senden bir isteğim olacak..."
Sustum. O da sustu. Gözlerini gözlerimden, gönlünü gönlümden, koca ellerini omuzlarımdan çekmeden, nefesini benliğimde gezdirerek kulağıma eğildi,
"Yüreğini istiyor bu gönül. Başkalarının yaptığı gibi kiralamak, kullanıp iade etmek için değil. Ömürlük... Tarih öncesi uygarlıkların takasını kullanalım; bir gönlüne karşılık öteki gönül."
Gök gürledi. Saçaklardan sular daha bir hızla boşalmaya başladı. Nereden estiği belli olmayan bir rüzgar zihnimi ele geçirmeye çalıştı. Çekti ellerini omzumdan. Gök bir daha gürledi. Tuttum ellerinden. Dayadım göğsüme. Sustum. O da sustu.
Dinledik yağmurun gönüllere işleyen sesini.