İnsanlar, kendilerini markalarla tanımlamaya başladıklarında, kendi öz kimliklerini kaybetme riski taşırlar. Sürekli tüketim baskısı, bireylerde kaygı, stres ve depresyon gibi zihinsel sağlık sorunlarına yol açabilir.
İnsanlar artık nesneleri değil, bu nesnelerin sunduğu imajları tüketmektedir. Bu durum, bireylerin tatmin duygusunu kaybetmesine ve toplumsal ilişkilerin yüzeyselleşmesine yol açar.
Savaş Ş. Barkçin 'in daha önce "Medeniyet Aklı " kitabını okumuştum ve okuduktan sonra yazarın tüm kitaplarını okumalıyım diye düşündüm. Gerçeği eğip bükmeden, eğriye eğri doğruya doğru diyen bir dili var. Kitapta anlattığı gerçekler, medeniyetimizin güzelliklerine değinerek, eğer kendimiz olmak istiyorsak önce geçmişimizi bilmemizi, ecdadımızı tanımamızı ve ondan utanmamayı, vazgeçmemeyi öğrenmemiz gerektiğini kitabın başından sonuna kadar çok güzel bir şekilde vurgulamış. Kitabı okurken bilmediğim birçok tarihi gerçeği öğrenmiş oldum ve açıkçası daha öncesinde öğrendiğim sığ bilgilerin derinine inerek daha farklı bir bakış açısıyla olayları kavradım. Bu kitabın baş ucu kitabı olması kanaatindeyim.
Ayette geçen Allah'a verdiğiniz sözü az bir değere (dünyalığa) değişmeyin uyarısını unuttuğumuzdan beri yanlış unvanların, yanlış sözlerin peşinde koştuk. Şimdi de kendini kaybetmiş, aslını bulmaya çalışan ama nereye gideceğini bilemeyen kişilere dönüştük.