Bazen geçmişimden zamansızca kopup gelen acı hatıraları yad ederek, tüm gün boyunca hayattan kopar ve kabuk bağlamayan yaralarımın kanamasına izin verirdim. Yine öyle anlardan birindeydim ve yine o hatıralar içimi delik deşik ederken kederlere pervaneydim.
Hayatıma girdin... Varlığın, onlarca kemiğimin kırılıp sol göğsüme batması kadar ıstırap vericiydi.
Daha da ağır olanı, hayatımdan hiç gitmeyeceğini bilmekti. Afallamıştım, nasıl bir adam olduğunu anlamamıştım.
Zaten seni anlamak, her yüreğin harcı değildi..