P.er.a Ba.stard

Damı akmayan, gemisi su almayan insan yok ki şu hayatta. Varsa da rol yapıyor demektir. Kahramanlar yok aramızda. Kahramanlara ihtiyacımız da yok aslında. Biz zamanlar Bertold Brecht'in dediği gibi "ihtiyacımız olan şey kahramanlar değil, kahramanlara ihtiyaç duymayan bir toplum olmalı."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Modern insanın maneviyat arayışı bugün her zamankinden daha derin, daha belirgin. Adeta manyetik bir çağrısı var Hazreti Mevlana'nın. Nasıl bir tılsımdır ki bu, nasıl bir esrar perdesi, bunca yüzyıl, bunca değişimden sonra bile aynı kalıyor, eskimiyor, tavsamıyor. Arjantin'de bir dağ köyünde organik tarım yapan bir kadının, geceleri yatmadan evvel Rumi'den İspanyolca dizeler okuduğunu bilmek garip bir ürperti veriyor insana. Ve insanlık adına müthiş bir umut ve inanç.
Sayfa 133
"Saplantılardan kurtulmanın tek yolu onları bastırmaya çalışmak yerine açığa çıkarmaktır." derdi. (Oscar Wilde)
Sayfa 126
Herkesin çiftler halinde dolaştığı, ilişkilerin kurumsallaştığı ortamlarda bekar biri mızıkçının teki, düpedüz oyunbozucudur. Bu yüzdendir ki evli çiftler gönüllü çöpçatanlık büroları gibi çalışır. Komisyonsuz, bedelsiz, haftada yedi gün, günde 24 saat etraflarına hizmet verirler. Hele öyleleri vardır ki işi gücü bırakır, hangi bekar arkadaşını hangi bekar arkadaşıyla tanıştıracağının çetelelerini tutar. Çevreyi genişletmek, adayların sayısını artırır. Sırf bu yüzden kolay kolay arkadaşlık etmeyeceği insanlarla canciğer kuzu sarması takılanlar vardır. Beğenilen bir aday çıkarsa hemen bekar dosta haber verilir: "Biriyle tanıştık, harika, muhakkak tanımalısın..." Beriki yazık, "Gidin işinize kimseyle tanışamam, hem ben hayatımdan memnunum" diye bekarlığını savunmaya çalışır. Başaramaz. Mizansenler yapılır. Yemekler ayarlanır. Yapay randevular. İte kaka. İte kaka. Yeter ki bozulmasın gül bahçesinin itibarı. Kimse kalmasın duvarların dışında... Oyundur ya, herkes bilir oyun olduğunu, gene de hevesle oynanır işte. Bu toplumda bekarlar özenle ayıklanıp tek tek avlanır. Çocukluk hastalıkları geçmek zorundadır. Suçiçeğinden geriye en fazla belli belirsiz bir iz kalır.
Bekar birinin varlığı etrafındaki evlilere dert olur. Hiçbir bekar insanın, böyle bir heyecan, azim ve tutkuyla kalkıp da, evli bir arkadaşının evliliğini sonlandırmak için uğraştığı görülmemiştir. Halbuki evli çiftler nedense bekar arkadaşlarını bir an evvel evlilik labirentine sokmayı üzerlerine vazife bilir. Adeta bekarlık denilen şey toplum ve çevre tarafından sonlandırılması gereken bir çocukluk hastalığıdır. Kabakulak ya da kızamık gibi bir şey... Hani bir dönem yakalanabilirsin. Normaldir. Ama bir an evvel iyileşsen iyi edersin...
Sayfa 50