📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Anna Karenina"yı okurken insan sadece bir aşk hikâyesi değil, bir insanın iç dünyasının ne kadar karmaşık, kırılgan ve çaresiz olabileceğini de görüyor.
Kitaba ilk başladığımda açıkçası biraz gözüm korkmuştu. Klasik Rus edebiyatı deyince hep ağır dil, uzun betimlemeler, karmaşık karakterler aklıma gelirdi. Ama birkaç bölüm sonra fark ettim ki, Tolstoy bir yazar değil adeta bir ruh çözücüsü.
Anna'nın hikâyesi beni çok etkiledi. Onun iç çatışmaları, toplum baskısıyla verdiği savaş, aşkı için göze aldıkları… Gerçekten okurken yüreğime oturdu. Özellikle annelikle kadınlığı, toplum kurallarıyla bireysel arzularını dengelemeye çalışırken yaşadığı çöküş çok gerçek ve dokunaklıydı. Bir yerden sonra sadece bir roman karakteri olmaktan çıktı Anna, sanki tanıdığım bir kadının dramına şahit oluyordum.
Kitap sadece Anna’nın hikâyesiyle sınırlı değil tabii. Levin karakteri üzerinden de çok derin bir yaşam ve varoluş sorgulaması var. Özellikle kırsal yaşam, inanç, evlilik ve anlam arayışı gibi konular çok etkileyiciydi. Levin’in bazı düşüncelerinde kendimi bulduğum bile oldu.
Ama en çarpıcı şey, Tolstoy’un insan doğasını bu kadar çıplak ve dürüst bir şekilde yansıtmasıydı. Kimse kusursuz değil bu kitapta. Herkesin zayıflıkları, tutkuları, korkuları var. Ve bu onları o kadar insani yapıyor ki… Bazı yerlerde Anna’ya kızdım, Vronski’ye öfkelendim, Levin’i hayranlıkla okudum.
Sonuç olarak, "Anna Karenina" sadece bir edebiyat eseri değil, insan olmanın karmaşıklığını gösteren güçlü bir aynaydı benim için.
Okuduktan sonra birkaç gün boyunca etkisinden çıkamadım. Hâlâ bazı sahneleri düşününce boğazım düğümleniyor. Özellikle sonu… Ah o son… Ağlamamak mümkün değildi.
4 Günlük Kurban Bayramı Adı altında, akraba ve eş dost ziyareti ve uzun uzun telefon görüşmeleri, 5 farklı şehir turu ve her gittiğim yerde, artık evlenmiyor musun? Evlen saatlerinin farkında olmadıkları bir aile ve akraba ziyareti geçirdim. En sonunda patladım. '' Evlen diyorsunuz, güzel. Tamam yaşım gelmiş olabilir. Yuva kurmak benim istediğim bir durum kabul. Ama... İşin ama kısmı var. Her kadınla bir yuva kurulmuyor. Kitap okumayan, anlayışlı, bana huzur verebilecek, birlikte huzurun tanımını yapabileceğim bir kadın olmadan neden böyle bir yola adım atayım ?
Bu sözleri söyleyenler, evet belki 30 yıllık evliler. Anlatamıyorum, sözüm geçmiyor. Dayı, amca, hala vs.. En son sözüm, kitap okumuyor ve dualarımda bana eşlik etmiyorsa, mümkünse olmasın dedim, sustular.. Siz siz olun size iyi gelmeyecek kimseyle arkadaşlık dahi kurmayın. Herkese Huzurlu ve hayırlı bir akşam dilerim.