sonra bir gün hiçbir sözün kalbinizi karşılamadığını görürsünüz. sizin hikayeniz değildir harflerin çatısı altındaki o ayrılıklar, köpüren bakışlar, arzulu parmaklar. sizi göklere çıkaran boşluk, yerin altına doğru çekmeye başlamıştır. dünyayı göğsünüzden taşıran arzu, bir kan pıhtısına dönmeye başlamıştır. bir hayıf cümlesi uyanır içimizde usul usul. birden anlarsınız ki sizin acınızı ancak sizin sözünüz avutacaktır. insanın kendi sesinden daha dokunaklı ne olabilir bu kalabalıkta…