Sokakta kaçmak ve utanmak suretiyle erkeği peşlerine takan kızlar gibi ben de âdeta bu çekingen sükûtumla müşterilerimi peşime takıyordum. Aşk gibi dilencilikte de kaçanı kovalıyorlar.
Sekiz, on sene evvel şair dedem Osman Melâlî Efendi’nin Divan’ını ele geçirmiştim. Arasıra ibretle okurum. Bu Divan, baştanbaşa bir yalvarıp yakarma kitabıdır... Dedem;
başta Allah’a, peygambere ve teşrifat sırasıyle ashaba yalvarır... Arkasından padişahlar, vezirler gelir. Nihayet kasideler bitip âşıkane gazeller başlayınca bu sefer de cânana bitip tükenmez yalvarışlar: Bir nigâh için, bir hande için, zülf-i semenbûdan bir tel için...