Büşra

Oraya göçmen gidip şoförlük yapan, sonra da deste deste paralarla dönen arkadaşı Saad, hiç ağaç olmadığını söylemişti. Ağaçlar senin kafanda, Ebu Kays. Senin yorgun ve ihtiyar kafanda. Boğum boğum dallarıyla her sonbahar bol zeytin veren on ağaç var kafanda. Oysa Kuveyt'te ağaç mağaç yok.
Alıntı
Reklam
Kültürüyle, sanatıyla, edebiyatıyla kolay olmayacağına öyle inandırılmışız ki, nerede bir sorun yumağıyla karşılaşsak onu aşk sanıyoruz.
Edebiyat
"Dünyanın sonundan başka hiçbir şey, dünyanın sonu değildir." Bu bilginin kesin olmasına bayılıyorum.
Duygu ve Düşünce
Kendimizi sabit, katı, değişmez bir şey sanıyoruz. Kim olduğumuzla ilgili fikirlerimiz ve kararlarımız var. Nelerden korktuğumuzu, neleri istediğimizi, neleri sevdiğimizi, neleri sevmediğimizi belirlemişiz. Bu sınırların dışına çıkarsak yanlış bir şey yapacakmışız gibi hissediyoruz. Kendimize "Ben" adında bir hapishane yapmışız, bir türlü tahliye olamıyoruz Osman.
Asgar Farhadi'nin Bir Ayrılık filminde, evi terk eden karısının ardından kızıyla yalnız kalan baba, evvelinde tüm ev işlerini karısının üstüne yıkmış bir hıyar oğlu hıyar olduğu için, çamaşır makinesini nasıl çalıştıracagını bulamaz. Kızına sorar çaresizce. Çocuk da, "Annem dörde ayarlıyordu" gibi bir şey söyler. "Tamam," der baba, "Bundan sonra her şeyi dörde ayarlıyoruz."
Alıntı
Reklam