"Öyle deme. Ìnsanlar aşk denen duyguyu derinlere gömer. Cesaret edip çıkardığında özgürce sever. Açar kalbini büsbütün, koyar kendini çırılçıplak sevdiğinin karşısına... Peh! Bana kalırsa sadece korkaklar mutsuz olur... Hiç unutmam bir dostum şöyle derdi:"Parmaklarını sımsıkı geçiremediğin, arzuladikça kelebek misali senden uzaklaşan sevgiliyi yitirdiğinde, onun adı sevgiden aşka dönüşür."
.... Ohan, sınıf farklılıklarının her ne koşul altında olursa olsun değişmediğini düşündü. Zengin her daim ezici varlığını sürdürmeye, fakir ise uyumlu olmaya mahkumdu. Değişen sadece suretleri.
...... Yeterince gelişmemiş ciğerlerim ağlamama izin vermediğinden sesim bile çıkmıyordu. Bu durum hayatımı zorlaştırsa ve bedelini tüm hayatım boyunca ödeyecek olsam da hayatta kalmamım da sebebiydi.
Anlayacağınız, ünlü toplama kampı Auschwitz gibi bir cehennemde bile doğan çocuklar vardı.
Ve ben de onlardan biriydim.