Tedirgin kaçınganlar düşük özgüven duyguları yüzünden çok kırılgandırlar. Bazıları çocukluklarında olumsuz özgüven duygularını susturabilmek için bir strateji geliştirmiştir. Aşağılık duygularını mükemmel olma çabasıyla dengelemeye çalışırlar. Düşük özgüven duygusuyla mücadele ederek onu boyunduruk altına alır ve onun yerine neredeyse mükemmele varan bir "büyük benlik" yaratırlar. Ama bu ruhsal çaba çok fazla enerji sarf etmelerini gerektirir. Çünkü bu büyük benliğin altında "küçük benlikleri" yatmaktadır. Büyük benlik, küçük benliği kontrolü altında tutabilmek için sürekli yüksek başarılar elde etmek zorundadır. Bunu, yeteneklerini ve dış görünüşlerini daha parlak ve mükemmel göstermek için yorulmadan çabalayarak ve başkalarının yeteneklerini aşağılayarak yaparlar. Bilimsel terminolojide "narsisist" olarak ifade edilen bu kişilik, kendini ikiye katlanan bir özdeğer duygusuyla gösterir. Bu kişiler kendini çok değersiz hissederler. Ama bunu başkalarına belli etmezler. Kendi değerlerini abartırlar, gerçekçi ve doğru olarak saptayamazlar. Başarısızlığa uğradıklarında, örneğin ilişkilerinde reddedildiklerinde ya da mesleklerinde başarısızlığa uğradıklarında, küçük benlikleri parçalanır ve özgüvenlerini tamamen yitirirler. Küçük benlikleri, "Yeteri kadar iyi değilsin, kimse seni sevmiyor, başarırısız biri olduğunu zaten biliyordum, asla beceremezsin" diye kendileriyle alay etmeye başlar. Bu saldırıyı derin bir çöküntü hatta depresyon hali takip eder. Bu yolda ilerlerken ortalama bir yaşam fırsatını da kaçırırlar. Özdeğer duyguları gerçekçi ve ölçülü değildir. Her türlü ortalama değerden nefret ederler. Kendileri asla ortalama insan olmak istemedikleri gibi, bu tür insanları da itici bulurlar.