Hesse, bir dönem çok ağır bir bunalım geçirmiş ve Jung'un öğrencisi Lang'den psikoterapi tedavisi görmüştür. Demian da bu terapi süreci sırasında Hesse'nin kendi iç yolculuğunun romanlaştırılmış halidir.
Sinclair'in çocukluğundaki saf ve güvenli ev dünyası ile dışarıdaki kaotik, karanlık dünya arasında kalması aslında persona ve gölge arasındaki temel çatışmayı simgeler. Kromer, Sinclair'in gölgesinin dışa vurumudur. Ancak asıl mesele Demian ile başlar. Demian, Sinclair'in yalnızca iyi ve kötüyü sorgulamasını sağlamakla kalmaz ayrıca kendi gölgesini tanımasına ve onunla birlikte yaşamayı öğrenmesine de rehberlik eder.
Demian'ı Sinclair'den ayrı bir varlık olarak görmek hikayeyi yüzeysel okumak olur. Demian Sinclair'in kendi iç sesi, bastırılmış potansiyeli, rehberidir. Bu yüzden aralarındaki bağ çok derin ve çok sezgiseldir, çünkü aslında bir ruhun ikiye bölünmüş parçaları gibidirler. Sonunda Sinclair içsel bütünleşmesini ve bireyleşmesini tamamlamış artık Demian olmuştur.
"Yaralarımın sarılması canımı acıttı. O zamandan bu yana bütün olup bitenler canımı acıttı hep. Ama bazen anahtarı ele geçirip büsbütün kendi içime, karanlık aynada yazgısal görüntülerin uyukladığı yere inmeyegöreyim, siyah aynanın üzerine eğilmem yetiyor, kendi hayalimi görüyorum içinde; hayal şimdi tümüyle ona benziyor, ona, dostum ve yol göstericim Demian'a."