başkalarıyla bağı olmayan insanın yaşamı yok demektir ve eğer şansın var da bir başkasına derinden bağlanıyorsan, bir kişiye kendin kadar önem verecek biçimde bağlanıyorsan, o zaman yaşam katlanılabilir olmaktan çok daha anlamlı bir noktaya geliyor, güzel oluyor.
Ama dirilerle ölüler arasında bir bağ olduğunu biliyor, sağlığında birbirlerine olan güçlü bağlılığın ölümden sonra da sürebildiğini anlıyor; çünkü birisi diğerinden önce ölürse, sağ kalan öleni var olmakla yok olmak arasında geçici bir boşlukta tutabiliyor, ama sağ kalan da ölünce o geçici durum sona eriyor ve ilk ölenin bilinci sonsuza kadar kapanıyor.
Ölen çocuklarının yasını tutan annelerle babaları, ölen anneleriyle babalarının yasını tutan çocukları, ölen kocalarının yasını tutan kadınları, ölen karılarının yasını tutan erkekleri ve onları çektiği acının ruhlarını kaybedenlerin duygularıyla ne kadar yakın olduğunu düşünüyor; çünkü yok olan kol ya da bacak önceden canlı bir gövdeye bağlıdır, yok olan bir insan daha önceden başka bir canlı kişiye bağlıdır ve eğer siz o geride kalan canlı iseniz, o kopan parçanız, o hayalet parçanızın size hala derin acı vermeye sürdürdüğünü hissedersiniz. Belirli bir takım çözümler acıyı biraz hafifletebilir, ama o acıyı kesinlikle yok edecek hiçbir çare yoktur.