"Bak şimdi Wendy, dünyaya gelen ilk bebek hayatında ilk defa güldüğünde, gülüşü binlerce parçaya ayrılmış ve
her parça sağa sola dağılmış, işte periler de böyle çıkmış"
"Ve bu nedenle," diye devam eti Peter uslu uslu, "dünyaya gelen her kız ve oğlan çocuğu için bir peri olması gerekir."
"Olması gerekir derken? Yok mu yani?"
"Hayır. Farkındasındır, günümüzde çouklar çok şey biliyor, kısa süre sonra perilere inanmamaya başlıyorlar ve ne zaman bir çocuk 'Ben perilere inanmam' dese bir yerlerde bir peri düşer ölür. "
Wendy Peter'a kaç yaşında olduğunu sordu.
"Bilmiyorum," diye yanıt verdi oğlan huysuzca, "ama oldukça gencim. " Gerçekten de bu konuda bilgisi yoktu, sadece şüpheler vardı kafasında. Yine de "Wendy, ben doğduğum gün evden kaçtım, " demeye cesaret etti.
"Kaçtım, çünkü annemle babamı konuşurken duydum," diye açıkladı. Peter alçak sesle, "büyüyünce ne olacağımı konuşuyorlardı ." Şimdi iyice heyecanlanmıştı . "Ben asla büyüyüp yetişkin bir erkek olmak istemiyorum," dedi tutkuyla."Ben hep böyle küçük bir oğlan olarak kalmak ve eğlenmek istiyorum. Bu yüzden Kensington Bahçeleri'ne kaçtım ve çok uzun bir zaman perilerin arasında yaşadım. "
"Wendy," dedi," böyle yapma. Kendimden hoşnut olduğum zamanlarda böbürlenmeden duramam ben."
Ama kız dikkatle dinlese de başını çıkarıp bakmıyordu
"Wendy," diye devam etti, şu ana kadar hiçbir kadının direnemediği bir sesle.
"Wendy, bir kız yirmi oğlana bedeldir. "
Kibrin Peter'in en büyüleyici niteliklerinden biri olduğunu kabul etmek utanç verici bir durum. Büyük bir açık sözlülükle söylemek gerekirse, ondan daha ukala bir oğlan gelmemiştir şu dünyaya .
"Benim annem yok," dedi oğlan.
Annesinin olmaması bir yana, bir anneye sahip olma yolunda en ufak bir arzusucda yoktu. Annderin fazla abartıldığını düşünüyordu. Fakat Wendy o anda bir trajediyle karşı karşıya hissetti kendini.
"Ah Peter, ağlamana şaşmamalı," dedi ve yatağından inip ona doğru koştu.
"Annem yok diye ağlamıyordum," dedi Peter, biraz içerleyerek.
"Ağlıyordum, çünkü gölgemi kendime yapıştıramıyorum. Bu arada, zaten ağlamıyordum ki!"
"Gölgen senden koptu mu?"
"Evet."
Sonra Wendy yerdeki gölgeyi gördü, öyle buruşuk görünüyordu ki bir anda Peter adına fena halde üzüldü.
"Ah, ne kötü!" dedi, fakat oğlanın gölgeyi sabunla kendine yapıştırmaya çalışması karşısında gülümsemesini gizleyemedi. Tipik oğlan işte!
"Adın ne?" diye sordu oğlan.
"Wendy Moira Angela Darling," diye yanıt verdi kız, halinden hoşnut bir tavırla.
"Seninki ne?"
"Peter Pan."
Wendy zaten onun Peter olduğundan emindi, yine de bu ona nispeten kısa bir ad gibi geldi.
"Bu kadar mı ?"
"Evet," dedi oğlan biraz ters bir tonda. İlk defa sahidende biraz kısa bir adı olduğunu düşündü.
"Çok özür dilerim," dedi Wendy Moira Angela.
"Önemli değil," dedi Peter yutkunarak. Kız nerede yaşadığını sordu.
"Sağdan ikinciye sap," diye yanıt verdi Peter, "sonra sabaha kadar dümdüz gidersen işte orada. "
"Ne tuhaf bir adres bu!"