Mağaraya girdiğinde zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksın
hiç ve cadılar söyledikleri şarkılarıyla seni uyuşturacak, sevgilinin sesiyle sana seslenip, belki güvendiğin birinin kılığında seni oyalayacak, kafanı karıştıracak" dememişler miydi tüm o çocukluk filmlerinde mağaraya girmeden hemen önce! İşte mağaranın içindeydik!
Bir yaratıcı vardı, evrenleri yaratan, bu ağaca can veren ve
etrafındaki her şeye anlam yükleyen. İnsan hatırladığı sürece o
anlamın bir parçasıydı, hissettiklerinde kaybolmamalı ve asla
neyin parçası olduğunu unutmamalıydı! Anlamsızlaşmamalıydı.
Anlam asla diğerlerine bağlı olamazdı