Tuğçe

Yavaş yavaş fakat her gün biraz daha iyi anlıyordum ki, kafamızda yıllardan beri yaşattığımız hayal yapısının gerçekleşebilmesi için, birçok unsurları eksiktir. Büyük Turan, bir illüzyon, bir hayal yapısı, bir his manzumesi olarak ne kadar güzel, ne kadar çekiciydi?Fakat gerçekleştirilmesi gereken bir inşa ve kuruluş davası olarak ele alındığı zaman, eksikliği ve bağdaşıklık yetersizliği kendini derhal gösteriyordu. Potaya atılan maddeler birbirini tutmuyordu. Bir arada erimiyorlardı. Evvelâ ortada işlenmiş bir gaye, yahut ülkünün uzun vadeli bir izahı, bir açıklanışı yoktu. Ortada ne yazılı bir eser, ne de yol gösterici, uyarıcı bir önder vardı.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Tarih
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Evet, biz, bir kervan millettik. Bu kervan, tarihin tâ başında bir defa kalkmış ve bir daha oturmamıştı. İlerler, geriler, ama daima bir yerlere giderdi. Yayılış bizim tarihimizdi, yollar da vatanımız... Biz ebedî yolculardık ve şimdi ben, bu yolculardan biriydim
Sayfa 134·Kitabı okudu
Tarih
Balkan Harbi'nden sonra arkasından o kadar ağladığımız İmparatorluk, artık gözümüze ne kadar küçük görünüyordu. O köhne, kağşamış ve zaten hiç bir zaman bizim olmamış bir şeydi. Halbuki yeni Turan, bizim öz malımız olacaktı.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Tarih
İnsanın, icabında kendisini öldürebilmek imkânının ve hürriyetinin, nasıl paha biçilmez bir saadet duygusu verebileceğini, o gün orada, iki ateş ortasında ben de duydum.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Tarih
«Medeniyeti daha ilerilere götürmek» yolundaki vazifemizi o gece, orada bu şartlar içinde öğrendik.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Tarih