“Gerçi insanların ‘gönül hoşluğu’ için yapabilecekleri çok şey bulunur. Ama her hoşluğa tekabül eden bir nahoşluk, her iyilik haline tekabül eden bir kötülük hali, her mutlu oluşa tekabül eden bir mutsuzluk vardır. İnsan kendini hoşluk haline ne denli bırakırsa, karşı kutbun potansiyeli o denli büyür.”
“Mutluluk çok defa mutlu ‘tesadüf’ün eseridir.
...
Tesadüf, birisinin bahtına çıkandır; lehine veya aleyhine, nerede, nasıl gelirse gelsin. Eski çağlar, her iki ihtimali de hesaba katacak kadar temkinliydiler, çünkü tesadüflerin daima lehte olması söz konusu değildir.
...
Modern insanlarsa yalnızca lehteki tesadüfü talih olarak kabul ederler.”