N

N
@ph3nix
kutsal buldum sonunda aklımın düzensizliğini -defianda me dios de mi ⚚ open.spotify.com/user/a9ogqm9v1u...
Ray Bradbury, sesli önsöz
"Ne de olsa ben geleceklerin önleyicisiyim, öngörücüsü değilim."
Sayfa 198
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ray Bradbury, sesli önsöz
"Dünyadaki herhangi bir insan grubuna sadık olmak istemiyordum. Kendi öfkeme sadık olmak istiyordum. Gruplara ait olmaktan hep korkmuşumdur. Demokrat, cumhuriyetçi, komünist, faşist veya... sadece tam bir Amerikalı olmak istemiyorum. Olabildiğince kendim olmak ve benim ne düşündüğümü keşfedip ortaya çıkarmak, sonra da onu mantık çerçevesinde değerlendirmek istiyordum. Ve ne düşündüğümü görmek istiyordum."
Sayfa 197
Edebiyat
"Eskiden, İsa'dan önceki zamanlarda Anka diye aptal, lanet olası bir kuş vardı; her birkaç yüzyılda bir odun yığıp kendini yakardı. İnsanın birinci dereceden kuzeni olsa gerekti. Ama kendini her yakışında, küllerinden fırlayıp yeniden doğardı. Görünüşe bakılırsa biz de aynı şeyi tekrar tekrar yapıyoruz ama bizde Anka'nın asla sahip olmadığı lanet olası bir şey var. Lanet olası, aptalca bir şey yaptığımızı biliyoruz. Bin yıldır yaptığımız tüm lanet olası, aptalca şeyleri biliyoruz; bunu bilmeye devam edersek ve hep aklımızda tutarsak, lanet olası cenaze ateşleri yakıp ortalarına atlamayı günün birinde keseceğiz. Her nesilden, hatırlayan birkaç kişiyi daha seçiyoruz."
Sayfa 191 - Üçüncü kısım, ışıl ışıl yanan
Edebiyat
"Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun. Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece, derdi. Sadece çim biçen adamla bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır, derdi. Çimleri biçen adam orada hiç olmamış gibidir; bahçıvansa bir ömür boyu orada olacak."
Sayfa 184 - Üçüncü kısım, ışıl ışıl yanan
Alıntı
Şehre ne verdin Montag ? Küller . Diğerleri birbirine ne verdi ? Hiçlik .
Sayfa 184 - Üçüncü kısım, ışıl ışıl yanan
Alıntı