Saliha Saraçoğlu

Kudüs
Ey şehir, sen de her şehir kadar ateş almışsın. Gözümü geçtiğim yollara kapatarak bütünüyle sana açtım. Sana geldim ey şehir. Desem ki "Derdimi anlatmak için kendimi sana getirdim." Oysa bilirim, sen de benden dertlisin. Ey şehir. Gördüğüm bana yetmez. Sende açılmadık çok sayfa kaldı. Girdim bir kapından, geriye çok kapı kaldı. Son olmasın ya Rabbi. Aklım geride kaldı.
Sayfa 386·Kitabı okuyor
Kudüs İslam'ındır
Hani güzelliğin sonu yok, sonrasında hep aklımız kalır ya. Bu kez öyle değil işte. İlk kez: Bu kadarı kâfi. Daha fazlası olsa da fark etmez olmasa da fark etmez. O kadar güzel ki.
Sayfa 385·Kitabı okuyor
Kuş olsaydım kestirmeden gelirdim sana. Irmaktım. Döne döne geldim. Kaç yanılgıdan geçtiğimi bilmiyorsun. İstersen anlatırım. Çünkü senden sonra benim bir geçmişim olsa da bir olmasa da bir.
"Olmaz olmaz," deme, öyle bir olur ki sihir de sensindir sihirbaz da. Mühür de sendedir bundan böyle Süleyman da.
Söylemek istediğini söyleyemeyen kadar trajik bir de söylemek istemediğini söyleyen var.
Sayfa 43·Kitabı okuyor