*Spoiler*
Zülfü Livaneli'nin dili her zamanki gibi. Bir sonraki cümlenin ne olacağını tahmin ediyorsunuz okurken. Özellikle gönderilen mektuplarla şahsi defterler arasındaki farkları hep önceden sezdirmesi okuma zevkine biraz mani oluyor. Bu kitap zamanında düşünce suçundan içeri alınan insanları anlatan diğer kitaplardan biraz bile farklı değil ama romantik bir döneminizdeyseniz bir film tadı bırakır damağınızda. Beni kitaba bağlayan şey, hapishane yaşamından bahseden diğer kitaplarda olduğu gibi, içeridekilerin kalabalık gece ve gündüzlerinin içindeki bireyselliğine, duygularına ve insani olan her düşüncesine bizi şahit tutması.